Ara
31st

E-mailinizin İconunu Yapın

Yazan: Cafer Kara

Evet altında mavi çizi olan ve üzerine geldiğinden mavi link olarak gözük e-mail adreslerinden sıkıldınızmı? İşte size harika bir çözüm :)

Bu siteye giriyorsunuz ve istediğiniz gibi iconları yapabiliyorsunuz.

http://services.nexodyne.com/email/index.php

Bu Kategorideki Diger yazılar:


Ara
31st

2008′de Bitti

Yazan: Cafer Kara

Vaybe 2008 yılıda bitti. Hersene bu soruyu sorarım kendime “ne çabuk geçti bu sene” Bilyorum 2009′da böyle çabuk geçicek :) 31.12.2008 saat 17:15 ve ben hala işteyim. Akşam bi dünya kişi gelicek biraz erken çıksam iyi olucak :) Erken çıkmazsam eve gitmem yaklaşık 1,5 saat sürüyor acayip trafi oluyor :(
01.01.2009′da da Zümrüt arkadaşımızın doğum günü var. Sabah nasıl kalkıcam bilmiyorum. Ya hiç yatmıcam ya da geç kalıcam :) Çünkü bugün çok geç saatlere kadar durucam. Ama en iyisi uyumamak.

Neyse herkese iyi yıllar. Seneye görüşürüz ( bu espiriden artık bunaldım:) ) ama ne yapim çok hoşuma gidiyor hala.

Bu Kategorideki Diger yazılar:


Ara
31st

Lanet Olsun Bütün Emolara!

Yazan: Cafer Kara

Emolara karşı bir insan olarak bugün sitemde bu konuya değinmek istedim. Emoların o salakça dünyalarını ve kendilerini gelin birlikte yakından tanıyalım…

http://www.caferkara.org/resimler/emo.JPG

Emo Nedir?

Emo bir moda, bir müzik türü mutsuzluk, yalnızlık, melankoli durumu olarak anlatabiliriz.Emo olmak genellikle mutsuzluk depresiflik olarak adlandırılır.içinde hissettiğin acıyı cesurca dışa vurmandır.
En popüler 5 Emo
1- Cute is what we aim for
2- Avengeld sevenfold
3- The early november
4- Hellogoodbye
5- Quietdrive

Öncülerinden my chemical romance`yi örnek verebiliriz.
*disco değil retro olmak,
*2 el kıyafetler
*eskimiş yırtık converseler
*kızlarda kendilerinin kestiği w boyadığı kısa saçlar (yada renkli.kırmızı,mor,yeşil vs. akla ne gelirse)w yataktan yeni çıktım modundaki saçlar,
*günlük..en emoların en önemli kişisel şeyi,içine yazdıkları şiirlerini yaşadıklarını dier emo arkadaşlarıyla paylaşırlar
*siyah oje(yıpranmış)
*emo kızları genellikle pop kültürüne baş kaldırır.
-emo kızları nlerden nefret eder:
justin timberlake,avril lavigne,konserlere para verip girmek,kendilerini kısıtlamaya çalışan erkek arkadaş,piercing!lerine laf eden aile

Türk Emo’ları Önizleme

Anadolu Yakasında Kadikoy Moda ve Rexx’i Sinemasını Olduğu Sokakta Avrupa Yakasında da Taksimde Görmek Mümkün Bu Tipleri!.
Erkekler Genelde Biseksüel Kızlar İse Cinsel Yönen Kararsızdır!.
Kareli Pantalonlar, Bileklikler, Van ve Converse’den Baska Giyim Tarzları Yoktur!. Saçlar Yuzun Bir Bölümünü Kapatır ve Islaktır!.
Müzik Tarzları Tabiikide Punk ve Rock!.Him Grubunun Solisti Ville Valo Bu Akımın En Büyük İkonudur!

Kimlikleri

Emo’lar Yurtdışında Her Sınıftan İnsanları Barındırır!.Zengin ve Fakir!.
Ama Türkiyedeki Bir Çok Emo Genelde Zengin Çocuğu Olması İle Dikkat Çeker! Giyindikleri Markaların Fiyatlarına Bakarak Bunları Daha İyi Anlayabiliriz! Evlerinde veya Villalarında Plazmalar, Kullandıkları Laptoplar, Son Model Cep Telefonları, İpod’ları…Bunlar Özlerine Ters Düşen Şeyler!.

Kişilikleri

Duygusal Boşluk ve Kişilikleri Oturmamış, Kendine Güvenleri Bir Yere Kadar! Bu Yuzden Kendilerini Soyutlarlar!.
Ellerde Siyah Ojeler, Düşük Bel Kare Pantolonlar, Converse ve Van Ayakkabılar! Vampir Filmleri En Sevdikleri Filmlerdir Ayrıca Japon Sanatına ve Mangayada Büyük Hayranlık Duyarlar!.
Underground Rock Barlarda Gözükürler 1 Bira İle Kafa Bulup, Ara Arada Hap Kullanırlar!.Bu Onlar İçin Büyük Bir Olaydır!.
Son Olarak

Emo’lar Çok Duygusal ve Hassas Olmalarını Yanı Sıra Bileklerinde Genelde Hafiften Jilet İzleri Vardır Buda Onlar İçin Hayata İsyan Anlamındadır!.
Dövmeleride Unutmayalım!.
Erkekleri Genel Olarak Sessiz ve İçlerinde Fırtınalar Kopan Tiplerdir!.
Kişisel Deneyimimle; Kızların Bir Kısmı İse Seksi, Şeker ve Vamptır!.Bir Emo Kızla Seks Yapmak Cidden İyi Bir Performans ve Hüner İster!.Seksten Sonraki Duygusal Fırtınaları İse Hiç Düşünmeyin!.

Taksimde Genel Olarak Barların Olduğu Bölümde Yerlerde Sızmış Olarak Görmekte Mümkündür Onları veya İstiklalde “Yol Param Yok Bozugun Varmı” Derkende Görebilirsiniz!.Ayrıca Her Çekindikleri Resimlerde de Genelde Hep Tepeden Çekinirler!.Yukarı Yapar Vaziyette

Nasıl Trend Oldu Emo

Türk Emoları Teenage Yaştadır Genel Olarak!.Avril ve Evanescane Dinlerler!.
Amy Lee İkondur!.Amy Lee Ve Avrilin Gotik tarzı Son Dönemler Bu Modayı Pompaladı!.MySpace İsimli Community Site Sayesinde Bu Kadar Populer Oldu Turkiyede.

Bu Kategorideki Diger yazılar:


Ara
30th

Herkesin Yeni Yılını Kutlarım

Yazan: Cafer Kara

Herkesin yeni yılını kutluyorum…

http://www.caferkara.org/resimler/2009.gif

Bu Kategorideki Diger yazılar:


Ara
30th

Bilgisayar Başında Otururken Dikkat

Yazan: Cafer Kara

Uzmanlar sürekli bilgisayar başında çalışanların sağlıklarını korumak için bazı
kurallara uymaları gerektiğine dikkat çekiyor.
Hacettepe Üniversitesi Halk Sağlığı Anabilim Dalı’ndan Prof. Dr. Çağatay Güler,
gün boyunca bilgisayarda çalışanlara sık sık mola vermeleri,
zaman zaman duruş biçimlerini değiştirmeleri uyarısında bulunuyor.

İşte bilgisayarda çalışırken unutmamamız gerekenler:

-Gün boyunca aynı işi ve hareketleri yapacak biçimde çalışmayın.

-Her 30 dakikada bir 10-30 saniyelik aralar verin. Her 2 saatte bir monitörden
5 dakikalığına ayrılın. Ara verdiğinizde yerinizden kalkarak yürüyün.

-Mümkün olduğunca tuşlama sayısını düşürün. (Kısa yolları kullanın)

-Çalışma alanınızı uygun duruşta çalışabilecek biçimde düzenleyin.

-Zaman zaman duruş biçiminizi değiştirin.

-Sandalye alırken kol, bel ve sırt desteği olmasına; beş tekerlekli olmasına ve
kolay ayarlanabilmesine dikkat edin.

-Gerektiğinde kol, el bileği, el ayası destekleri kullanın.

-Destekler keskin kenarlı ve sert değil; yuvarlak kenarlı ve yumuşak olmalıdır.

-Herhangi bir kas ya da ekleminiz ağrıdığında bunların çalışma biçiminizle
ilgili olup olmadığını araştırın.

-Otururken belinizin içbükey kıvrımının düzleşmemesine ya da kaybolmamasına dikkat edin.

-Boynunuzu düz veya hafif öne eğik tutun. Boyun ve omuzlar gevşek, rahat olmalıdır.
Kollar serbest biçimde sarkmalıdır.

-Otururken gövde ve bacak arası açı 90 ‘den, baldır ve bacak arası açı 60 ‘den büyük olmalıdır.

-Otururken veya ayakta dengeli duruş biçimini koruyun.

-Klavyeyle çalışırken kolların zemine kabaca paralel olmasını sağlayın. El bileklerini düz tutun.

-Aşağı, yukarı veya sağa sola bükülmüş durumda çalışmayın.

-Yazma aralarında kollarınızı kol desteği üzerinde dinlendirin.

-Sandalyenizi yana çevirdiğinizde klavyenin yüksekliği dirseğiniz hizasında olmalıdır.

-Her iki ayak yere veya ayak desteğine tam basıyor olmalıdır.

-Ağırlığın bütünüyle dağılmış olmasını sağlayın, sandalye ve sırt desteğine tam olarak oturun.

-Hafif geriye doğru eğimli ve bacaklar birbiriyle paralel olacak şekilde oturun.

-Diz ve bacaklarınız çalışma masasının altına rahat girebilmelidir.

-Eğer öne doğru oturuyorsanız, gövde ve bacaklar arası açı 90 ‘den büyük olmalıdır.

-Monitör, kaynak belge gibi sık bakılan nesneler görüş çizgisinde veya daha aşağıda olmalıdır.

-Ekran ve belgeler gözden eşit uzaklıkta olmalıdır.

-Ara sıra ufka ya da uzaktaki nesnelere bakarak gözlerinizi dinlendirin.

-Rahat bir görme için ellerinizi yumruk yaparak monitöre uzatın, monitör bu uzaklıkta olmalıdır.

-Yılda bir kez gözlerinizi muayene ettirin.

-Monitör kapalıyken elbisenizin monitöre yansımasına bakarak parlama olup olmadığını kontrol edin.
Parlama kaynağını ortadan kaldırın veya monitörün yerini değiştirin.

-Çalışmaya başlamadan önce ve çalışırken ara sıra gerinin.

-Düzenli egzersizi alışkanlık haline getirin.

-Çevresel stres kaynaklarını (sıcaklık, ışık, gürültü gibi) azaltın.

Bu Kategorideki Diger yazılar:


Ara
29th

Türkçe Yazalım – Türkçe Konuşalım

Yazan: Cafer Kara

http://www.caferkara.org/resimler/turkcekonus.JPG

Soylu, zengin ve yetkin Türkçemiz, özellikle son yıllarda, yabancı ve zararlı kimi ögelerden dolayı büyük bir kirlenmeyle karşı karşıyadır. Dilimize sonradan giren öyle yabancı sözcükler vardır ki – yabanlığı bir kenara – adeta kirletici, yok edici bir görev görüyor. Yüzyıllardır kullanılan kimi öz sözcüklerimiz, yaban ellerden dilimize sokulan bu kirletici ve yok edici sözcükler yüzünden kullanımdan düşüyor.

Bu, tam anlamıyla bir kirlilik ve yozlaşmadır. Denize akıtılan yabancı ve zararlı maddeler nasıl deniz canlılarını öldürüyorsa; dilimize zorla, gereksiz yere sokulan kimi yabancı sözcükler de Türkçenin derin ve geniş anlamlar yüklü sözcüklerini yok ediyor.

Ne yapalım, Türkçede tam karşılığı yok. Türkçe, bu yabancı sözcükleri karşılamada yetersiz kalıyor.gibi bilimsellikten uzak savlar ileri sürerek Türkçesi olduğu halde- yabancı kökenli sözcükleri ısrarla ve inatla kullananlar, bu yok edici sözcüklerin dilimize dadanması konusunda bir şey söyleyemiyor, herhangi bir bahane gösteremiyorlar.

Türkçenin hiç ihtiyacı yokken, yabancı dil özentisi ve bilinçsizlik sebebiyle dilimize giren bu sözcük bugüne kadar birçok kirliliğe yol açmıştır. Şimdi, tanık olunmuş kimi olaylardan yola çıkarak yok edici ful sözcüğünün yok ettiklerine kısaca göz atalım:

Ful Çılgınlığı
Televizyonda bir benzin istasyonunun tanıtımı. Bir adam arabasıyla istasyona giriyor ve görevliye Depoyu fulle diyor. Her halde arabasının deposu fullenince daha çok dolacak.Depoyu doldur dese, depo dolmayacak. Hani Türkçeyi yetersiz görüyorlar ya! Adamcağız da bu aşağılık takıntısının dışavurumundan oluşan saçma sapan savlara inanmış olacak ki, doldur demiyor; diyemiyor. Doldurmak sözcüğü yok ediliyor göstere göstere.

Sonra adamcağız radyodan, başka bir istasyonda daha ucuza benzin satıldığını duyunca dilinden fulsözcüğü alınmış gibi bağırıyor : Fulleme, fulleme, fulleme! Fulledin mi? Ne kadar fulledin? Keşke fullemeseydin ya!Adamcağız, fulle(mek) eylemini değişik zaman ve biçimlerde kullanarak biz Türkçe öğretmenlerine dilbilgisi derslerinde kullanılmak üzere eşsiz(!) örnekler sunuyor:

Evet çocuklar, bugünkü dersimizde, görülen geçmiş zamanın çekimlenmesini öğreneceksiniz. Önce bir eylem seçelim, sonra da bu eylemi çekimleyelim :
tekil : fulledim, fulledin, fulledi,
çoğul : fulledik, fullediniz, fullediler.
Haydi şimdi siz söyleyin bakalım

Ziyaret amacıyla gittiğim bir okulda, bir öğretmen öğrencilerle konuşuyor. Ben de sınıfın önünden geçerken konuşulanları duyuyorum :
- Öğretmenim, yarın okuldan sonra ek ders yapacak mıyız?
- Hayır çocuklar. Yarınki ders programım ful dolu.

Nasılmış nasılmış? Ful doluymuş Hem ful hem dolu! Cümledeki anlatım bozukluğuna mı yanalım; birçok Türkçe sözcükle anlatılabilecek bir durumun, fule feda edilmesine mi?

Programım dolu / sıkışık / uygun değil. gibi birçok anlatım biçimi dururken ful sözcüğünde ısrar etmenin anlamı ve mantığı nedir? Üstelik, bu olay bir okulda, öğrencilerin gözleri önünde gerçekleşiyor. fulsözcüğünün, Türkçenin söz varlığını kurutmasına ön ayak olan da bir öğretmen! Ana dili sevgisini, bilincini öğrencilere aşılayarak ses bayağımız Türkçemizi, gelecek kuşaklara teslim etmesi gereken bir öğretmen! Öğrenciler Türkçemizi geleceğe taşıyacak öğrenciler, kendi öğretmenlerinden duyduklarını sorgulamadan benimsediklerinde ne olacak? Biz Türkçe bayrağımızı böyle mi bırakacağız genç beyinlere! Bir öğretmen bile, Türkçenin bu denli kirletilmesinden habersizse, bu tür olayları sorgulamıyorsa, Türkçenin zenginliğini hiç tanımıyorsa, gencecik beyinlerin önünde konuşurken örnek olması gerektiğini bilmiyorsa, hatta dilimizin yozlaştırılmasına bilerek / bilmeyerek destek oluyorsa biz genç kuşakların Türkçeyi kötü kullanmasından niçin şikayetçi olalım? Sonuçta, onlar gördüklerini uygulamıyorlar mı?

Bir öğrenci velisi, çocuğunun durumunu sormaya gelmiş. Sessiz bir odaya gidip konuşmaya başlıyorum. Benim sözlerim bittikten sonra, veli, çocuğunun dershanedeki başarısını anlatıyor : Türkçeyi ve matematiği çok seviyor. Deneme sınavında matematikten ful çekti.

Anlaşılan fulsözcüğü yalnızca tek tek sözcüklere dadanmakla ve onları yok etmekle kalmamış. Dilimize zararlı bir virüs gibi girip kalıcı olabilmek için deyimler de üretmiş : ful çekmek.

Matematik sorularının hepsini bildi. / yaptı. / doğru yanıtladı. Yok! Hiçbiri yok! Hiçbiri yaşamadı; hiçbiri söylenmedi. Söylenmedi sanki de kala kala uyduruk fule kaldık.

Evdeyim, arkadaşlarımla oturmuş söyleşiyoruz. Bir arkadaşım, çocuğunun bilgisayara olan düşkünlüğünden yakınıyor ve ekliyor.Açıp derslerle ilgili bir şeyle uğraşsa, sesimi bile çıkarmayacağım. Ne gezer! Ne kadar oyun varsa yüklemiş. Gece gündüz oyun başında. Bilgisayarda bilgi adına bir şey yok, ful oyun var.

Sen de mi Brutüs? sözünü kaçırıveriyorum ağzımdan.
Hep oyun var. / Tamamı oyun yüklü. / Yalnızca oyun var. / Sadece oyun yüklemiş. / Bir tek oyun var./ Oyundan başka bir şey yok.Tümünü yitirdik sanki bu sözcüklerin. Türkçemizin yitip giden güzelliklerinin farkında değil misiniz sevgili arkadaşlar?

Birçok sorunla fullenmiş taşmış Türkçemiz. Bu fullenmişlik içinde kalan Türkçemiz, sorunu kökünden çözümleyecek bir ilgi bekliyor. Aklı başka şeylerle fullenmemiş insanların bulacağı çözümleri;

Yoksa, aşağıdaki örneklere şimdiden hazır olun :
* Oğlum, mideni abur cuburla fulleyip durma! Akşama teyzenler gelecek, ful yemek yiyeceğiz
* Garson, çayımız bitti! Fulleyiver bir zahmet.
* Çocuğun aklını batıl düşüncelerle fullüyorsun!
* Akşama nefis biber fullemesi yapacak. Mutlaka gel.
* Evet çocuklar! Türkçemiz deyimler yönünden çok fuldür. Bunlar çok ful bir anlam taşır. Mesela, Doluya koydum almadı, boşa koydum dolmadı.deyimi bu açıdan güzel bir örnektir. Günümüz Türkçesiyle söylersek, Fule koydum almadı, boşa koydum fullenmedi.
* ÖSS Kitapçığında önemli bir uyarı : Yanıt kağıdındaki boşlukları dışına taşırmadan fulleyiniz
* Bir okulun kapısına asılan duyuru : Öğrenci kontenjanımız fullenmiştir.
* Bankamatik uyarısı : Üzgünüz. Sistem ful olduğu için hizmet veremiyoruz

Sizce bu örnekler gülünç ve abartılı mı? Şimdilik öyle! Şimdilik …Ya sonra?

Dil, düşüncenin aynasıdır. İnsanlar sözcüklerle düşünür. Sağlıklı düşünebilmek için sağlam bir ana dili eğitimi almış olmak gerekir. O ana dili de her türlü yabancılaşmadan, kirlenmeden ve yozlaşmadan uzak tutulmuş olmalıdır. Kirletilmiş bir Türkçeyle sağlıklı düşünmek olanaklı mıdır? Bu bağlamda, sağlam düşünceler üretecek beyinlerin, kirletilmemiş ve bozulmamış bir Türkçeye sahip olması gerekir. Yozlaşmış bir dille üretilen düşünceler başka başka kirlenmelere, bozulmalara, yabancılaşmalara ve yabancılaştırmalara yol açacaktır.

Dünyadaki en eski ve köklü dillerden biri olan Türkçemizi yaşatmak istiyorsak, onu her türlü kirlenmeden korumalıyız. Nasıl ki, çevrenin ve doğanın kirlenmesine engel olmak için savaşım veren çevre gönüllüleri varsa, Türkçemizi her türlü kirlilikten koruyacak Türkçe gönüllülerine ihtiyacımız var.

Her şey, bizi birbirimize kenetleyen en güçlü bağ olan Türkçe için!

http://www.caferkara.org/resimler/t%fcrkce%20eriyor.jpg

Her şey, bizi birbirimize kenetleyen en güçlü bağ olan Türkçe için!

Dilimize sahip çıkalım. Aramızda Türkilizce değil , Türkçe konuşalım.

Türkçemize sahip çıkalım. Atalarımız sadece toprak için kıymetli canlarından vazgeçmemişler. Bu ülkeyi vatan yapan ulvi değerlerden biri de dildir. Atalarımıza olan borcumuzu böylede ödeyebiliriz.

Bir yandan ilerlerken, bir yandan tökezliyoruz. Bilgisayar çağı ve internet kullanımı kısacası “chat dili” dediğimiz düşman, dilimizi mahvetmekte.

Forumdaki bütün arkadaşlarımdan bu konuda biraz daha duyarlı olmasını rica ediyorum. Gönül ister ki herkes Türkçe’yi bütün dilbilgisi kurallarına uyarak kullansın. Fakat daha önce aşmamız gereken, özellikle bu duyuru ile bahsetmek istediğim konu, kullanmamamız gerekirken kullandığımız ve dilimizden çıkarttığımız harfler.

“q, w, x, sh” bizim alfabemizin harfleri değildir ve bizim alfabemizdeki harflerin yerine asla ve asla geçemez.

“eidir, memleket nire, gidiom, güsel, eed, taam, annadım, bakcez vs.” gibi kelimelerde aradan çıkartılan harfler küçük birer kayıp olarak gözükse bile, dilimiz için büyük bir kayıptır.

Türk dilini iyi veya kötü kullanan, hatalarını düzeltmek isteyen bütün arkadaşlarımızdan bu kampanyaya katılmalarını rica ediyorum. Ne kadar büyürsek, ne kadar çoğalırsak o kadar büyük bir güç oluruz.

Büyük ve kaliteli bir forum olarak, büyük ve kaliteli bir adım atalım. Türkçemizi katledenlerin önüne geçelim.

Bugün kullanılan İNGİLİZCE nin sadece 10 kelimesi gerçek ingilizcedir geri kalanı diğer dillerden toplamadır yani kırma bir dildir.

Yanlış (!) Doğru (!)
hergün -  her gün
heryer -  her yer
herşey -  her şey
harhangibiri -  herhangi biri
herbiri -  her biri
birgün -  bir gün
birşey -  bir şey
bir çok şey -  birçok şey
bir kaç şey -  birkaç şey
hiç bir şey -  hiçbir şey
pekçok -  pek çok
pekaz -  pek az

arasıra -  ara sıra
yanısıra -  yanı sıra
peşisıra -  peşi sıra
ardısıra -  ardı sıra
akşam üstü -  akşamüstü
suç üstü -  suçüstü
ayak üstü -  ayaküstü
terketmek -  terk etmek
http://www.caferkara.org/resimler/ok%20yerine.jpg

Msn Dilleri

Kelimeleri kısaltarak “z”nin yerine “s” bazen de “s”nin yerine “z” kullanarak “v” leri “w” kullanarak ve bunun gibi birsürü abukluklar yapılarak oluşturulmuş bir dildir.

- bilgilerinise ars ederimm
-eve gittiinde beni ara taam mi?
-bi suru odew war..

a:napıosn
b:ii yha msnd taqılıorum napimm..u?

CaferKara.Com olarak MSN Diline ve ingilizce kelimeleri Türkçe içerisinde kullanmamayı öneriyorum.

Bu Kategorideki Diger yazılar: