Şub
28th

İnsanların Bakış Açısı

Yazan: Cafer Kara

İnsan neyle yaşar? Nasıl yaşar? Neden yaşar? Yaşamak derken nedir yaşamak?
İnsan neydi, nereye geldi, nerede ve nereye gidecek? Neden geldi, neden gidiyor?
Gitmek için mi geliyor? Gelirken nelerle geldi, nelerle gidiyor? İnsan kendisini iyi gözden geçirmeli. Muhasebeden geçirip, hayatına çeki düzen vermeli. Sonsuz ihtimaler arasında sırasını bekleyen bir ihtimal olarak mı kalacak, yoksa ihtimalden yola çıkarak zirveye tırmanmanın, zirvede olmanın yollarını mı aramalı? Armamak, aramak, aramak!.. Neyi, nerde, ne biçimde ve nasıl aramak? Amaç, hedef bilinmeli ki hedefe doğru atılan adımlar ona göre olsun.

İdealist olmak lazım. Gerçekleşmese bile ideallerle yaşamak lazım. İdealine doğru kararlı adımlarla yürümeli. Hedeften şaşmamak, hedefi kaçırmamak için hedefe kilitlenip, hedefi tam on ikiden vurmalı.

İnsanlar hataları affedebilir fakat hatalar insanları affetmeyebilir. Ele geçen fırsatlar
kaçırılmadan değerlendirilmeli. İnsanın karşısına her zaman fırsatlar çıkmayabilir. Fırsatlar insanı
beklemez fakat insan fırsatları yakalamak için beklemeli, her an pusu kurup tetikte olmalı.

İstasyonda metro beklerken kaçırmamaya dikkat etmek gerekir. Çünkü kaçırılan her metro hedefe ulaşmak için kaybedilen zamandır. Her kayıp bir adım gerilemek demek. İdealiniz her zaman, her yerde, her şarta bir adım ilerde olmak olmalı, bir adım ilerisini görmek olamalı. Bir adım ileriyi düşünmek, bir adım ilerde olmak en az yerinde olmak demektir.

Karşınıza çıkan engel ne olursa olsun aşmalısınız. Zira engeller takılmak için değil aşılmak için vardır. Engeller çoğaldıkça, büyüdükçe bu sizin ilerlediğinizi, büyüdüğünüzü gösterir. Engellerin
çokluğu gözünüzü korkutmamalı, aksine size güç vermeli. Sizde en az engelleri aşacak kadar güç
olduğunu unutmayınız. Bu gücün sizde sadece güç olarak kalmasını her halde istemezsiniz. Bu gücü işledikçe bir sonraki engeller için geri beslemeli olarak güç kazanacaksınız. Eğer bu gücü işletmezseniz bir sonraki engeller için güç kaybedeceksiniz. Zamanla gücünüz sıfıra inecek ve adım atamaz hale geleceksiniz.

Başımızdaki hastalık ne olursa olsun onu yenmeye çalışacak, zamanla onu yendiğinizi ve bir sonraki hastalıklar için güç kazandığınızı hissedecek belki de göreceksiniz. Gücünüzü kullanmalısınız fakat ne kadar gücü, nerde ve ne zaman harcayacağınızı bilmelisiniz. Yerine göre güç harcamalı, güç israfından kaçınılmalıdır. Zira güç her zaman lazım olabilecek
potansiyel bir kaynaktır. Bu kaynağı artıracak yollar aramalı, azaltacak yolları kapamalıdır. Hasta olmadan aşı kullanılmalı, hasta olduğu zaman da hastalığa göre ilaç kullanılmalıdır.
Her hastalıkta ayrı ilaç, her ilaçta ayrı dozaj vardır. Ne az ne de çok olmalı. Çünkü az ve çok kavramları, siz onları kullandıkça onlar aleyhinize işleyecektir. Bu alehte olan şeyi lehe çevirmek için ilacı zamanında, ihtiyaca göre ve dozajında kullanmak lazım.

Hayatımızın yönü eline dümen verilmiş bir kaptana benzer. Rotayı istediğiniz yöne  yöneltebilir, istediğiniz tarafa götürebilirsiniz. Her şey parmaklarınıza, parmaklarınız ise beynizinin
kontrolünde olduğu için dolayısıyla beyninize kalmış demektir.

Bu Kategorideki Diger yazılar:


Şub
27th

Baz İstasyonları Hakkında Bilinmeyenler

Yazan: Cafer Kara

Milyonlarca insanın elinden düşürmediği cep telefonları arasında görüşme nasıl  sağlanıyor hiç merak ettiniz mi ? O bahsi geçen istasyonların olmadığı ya da yetersiz kaldığı yerlede görüşmenin sağlıklı bir şekilde yapılamayacağını bilmiyor musunuz?

Bas istasyonu; iki yönlü bir mobil ağ sisteminde yayın yapan birim. Radyo sistemindeki bir antenden farklı olarak baz istasyonu hem sinyal alır , hem de sinyal gönderir. ( yani iki antenden oluşur ).

Günümüzde baz istasyonları değişik yönlere doğru değişik güçlerde yayın yapan kabiliyetine sahip olan tevcihli antenler kullanılır.

Baz istasyonları hakkında ileri geri konuşup bilmişlik taslayanlara ve onunla yetinmeyip kulaktan duyma haberlerle başkalarınada bilmediği  bir konu hakkında yalan yanlış şeyler anlatanlara kıl oluyorum. Bu yazımda baz istasyonlarının etkili olduğu alanlar halk dilinde  zararları ve halkın gösterdiği tepkilere  açıklık getirmek istiyorum.

Bir çok elektronik alette olduğu gibi onlarda frekans yaydığı için radyasyon tehlikesi içeriyor  haliyle ama bunu ısıtıp ısıtıp medyanın önüne atmanında pek bi anlamı yok bence.

Cep telefonlarının şebekeleri yetersiz kalmasın diye sürekli gelişen ve değişen ülkemizde yeni sahalar (baz istasyonu) kurulur.İhtiyaçları karşılaması açısından durmaksızın çalışmalar yapılır. Özellikle 3G ihalesinin sonlanmasından sonra çalışma temposu iki kat arttı diyebilirim.

3G yeni bir sistem  olduğu için alt yapısı eksiksiz ve düzenli bir şekilde hazırlanması lazım. Görüntülü konuşmanın yapılabilmesi için yeni baz istasyonlarının kurulması ve mevcut istasyonlarda bulunan antenlerde de değişiklik yapılması gerekiyor. Ve de yapılıyor…

Kurulan baz istasyonlarının karşılıklı bağlantı kurduğu yani alışveriş yaptığı diğer  istasyonu vardır. A noktasındaki istasyonla B noktasındaki istasyon arasında frekans ağı vardır. Bir kaç istasyon için değil tüm istasyonlar için geçerlidir bu olay. Verilerin toplantığı ana merkez de dahil olmak üzere her istasyon birbiriyle bağlantı içinde çalışır.

İstasyonlara kurulan antenlerin görüntüsü aşağıdaki gibidir. Ve üzerlerinde  minilik dediğimiz alıcılar mevcuttur.

http://www.caferkara.org/resimler/baz-istasyonu-minilik.jpg

Bu minilikler olmazsa biz görüşme yapamayız. Telefonlarımızın şebeke göstergesi full olur belki ama konuşmamıza izin vermez. Buda miniliklerin ne kadar önemli olduğunu gösteriyor aslında.

Baz istasyonlarının etki ettiği alanlar. Yani zararları :)

Çeşitli yerlere kurulan baz istasyonlarındaki antenlerin çıkış güçleri vardır. Bu çıkış güçleri gsm şirketleri için çok önem arz eder. Yani antenlerin güvenlik mesafelerini hesaplarken bu çıkış güçleri dikkate alınır ve hesaplamalar ona göre yapılır. Sonuç olarakta antenin güvenlik mesafesi belirlenir.

Antenin güvenlik mesafesi içinde hiç bir canlı bulunmadığı için sorun teşkil etmez. Gelin görün ki insanlara bunu anlatamıyoruz.  Güvenlik mesafesi belirlenmiş bir anten ‘in basitçe çizimini göstereyim sizlere.

http://www.caferkara.org/resimler/baz-istasyonu-guvenlik-mesafesi.jpg

Antenin etki ettiği alan yukarıda girilen güvenlik mesafesi değeri kadardır. ‘9.74 m’ mesafe  içinde yaşayan insanların olmamasına dikkat edilir. Bu mesafe içerisinde okul, park,ev, kamu binası daha doğrusu yaşayan canlıların olması mümkün değildir… Böyle  bir şey söz konusu bile olamaz. ,

Gördüğünüz gibi medyanın abarttığı kadar yokmuş değil mi. Antenin zararı sadece güvevlik mesafesinde etkili oluyor. Ondan sonrasına etki etmiyor.

Ola ki gsm şirketi hata yaptı ve insanların bulunduğu yöne doğru bakan antenleri kurmaya kalktı. Hazırladıkları dosya’yı inceleyen BTK ( Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu)  olduğu gibi dosyayı geri çevirir ve onaylamaz. Bırakın onaylamayı gsm şirketi hatalı dosya gönderdi diye yüksek miktarda ceza bile keser.

Bu olaylar sizlerin sandığı kadar basit işlemiyor aslında. Gsm şirketleri kafasına göre baz istasyonu kuramıyor.  Her zaman denetleyecileri ve ceza kesicileri vardır mutlaka.

Mesela insanların sık kullandığı caddelere antenler monte edileceği zaman çıkış güçleri düşük olan anten tipleri seçilir. Çıkış güçleri çok az olduğu için haliyle güvenlik mesafeleri de kısa olur. Ve bu antenler insanlara gelmeyecek şekilde monte edilir.

Bu Kategorideki Diger yazılar:


Şub
26th

Ehliyet Sınavını Kazandım

Yazan: Cafer Kara

Bugün ehliyet sınav sonuçları açıklandı. Bende büyük bir heyecanla baktım tabikide geçmişim :) Açıkcası sınav her ne kadarda olay gelsede insanın içinde bir teredüt, geçtim mi, geçmedim mi heyecanı oluyor. Valla sizleri bilemem ama bana oluyor. 6 Mart 2009 saat 9:00′da direksiyon sınavım var. Birde onu geçince tamam ehliyeti elimde bileyim :D Gerçi direksiyon sınavı kolay olur. Normalde de araba kullanan birisi olarak geçmem kolay olucak..

>>Ehliyet Sınav Sonucu Öğrenme<<

Bu Kategorideki Diger yazılar:


Şub
26th

Türkçemiz Lastik Gibi

Yazan: Cafer Kara

Merhabalar;

Konu başlığında da belirttiğim gibi türkçemiz lastik gibi nereye çekersen gider. Acaba diğer ülkelerin dilleride böyle hep merak ederim! Bu konuya şöyle örneklerle, espirili bir şekilde açıklarsak daha iyi anlaşılır diye umuyorum :) Türk insanı böyle şeyleri örnek vererek daha kolay anlıyor.

Mesela örnek vercek olursam; şurdan şeyimi verirmisin?

Bu cümledeki şeyimi kelimesi her yöne çekilebilir bir vaziyette açıkçası. Daha doğrusu türkçemizde bu şey kelimesi her anlamda kullanılır. Bazı durumlarda da söylüceğimiz kelimeyi hatırlamayınca şey kelimesini çok kullanırız. Zor durumlarda hemen bu kelime imdadımıza yetişir :)

Son bir örnek daha verelim (yoksa çok yanlış anlaşılır sürekli böyle örnek verirsek :) ) ;

Minibüslerde şoförler genellikle  şöyle der: ” Arkadan vermeyen kaldı mı?”

Bu cümlede arkadan vermeyen kelimeleri biz türkler tarafından yanlış anlaşılmaya çok müsait bir kelime açıkcası. Yalan mı? Değil bence.

İşte bu konuyu açmamdaki amaç artık bu tür yanlış anlaşılmalara dikkat etsek iyi olucak. Ama maalesef bunun önüne geçemeyiz gibi duruyor. Ama tabi şöyle bir durumda var; bazıları normal bir şekilde söyler, bazıları ise inadına içinde kötülükle söyler. İşte bunları ayırt etmek çok zor.

Umarım konum yanlış anlaşılmamıştır. Sadece ülkemizde yaşanan bu tür gerçeği yazmak istedim…

Bu Kategorideki Diger yazılar:


Şub
25th

Döndürülmüş Google

Yazan: Cafer Kara

Google’ın bu türünü denemek için Internet Explorer kullanmanız gerekiyor. Google’ın bu versiyonu özellikle tablet pc kullananların hoşuna gidecektir. Burdan ulaşabileceğiniz siteyle “Google Rotated”ı görüntüleyebilirsiniz. Google’ı 90 derece sola yatırılmış şekilde kullanabilirsiniz. Google’ın anasayfası,arama sonuçları ve tıklanan sonuçlar yatık şekilde görüntülenecektir.

Googleyi Döndürmek İçin Tıkla : )

Bu Kategorideki Diger yazılar:


Şub
24th

Google Logosunu Yok Edin

Yazan: Cafer Kara

Google her zaman ciddi işlerle uğraşmıyor. Buradan ulaşabileceğiniz siteyle arkadaşlarınıza hoş bir şaka yapabilirsiniz. Siteye ilk girdiğinizde önünüze google arama sayfası geliyor. Google’ın ‘oo’ harflerine bir defa tıklıyoruz. Bunu yapınca ‘oo’ harfleri yok oluyor. İkinci tıklayışımızda ise ‘oo’ tekrardan bizimle oluyor. Son olarak üçüncü defa tıkladığımızda ise google resmi sayfasına gidiyoruz. Hepinize iyi eğlenceler. :)

>>Tıkla Bakalım<<

Bu Kategorideki Diger yazılar: