26
Ağustos
2009
Bugün bir tv kanalını izlerken ekran başındaki izleyicilere yarışma amaçlı bir soru sordular. Soru aynen şuydu; ” Bugün Hangi Ülkede Sevgililer Günüdür? ” soruyu duyduğum an çok şaşırdım hemen hemen bütün dünya 14 Şubat’ta sevgililer gününü kutluyor Çin ülkesi 26 Ağustos’ta kutluyorlarmış
Biraz bunun hakkında araştırma yaptım;
Şinhua ajansının haberinde, Çin’de ay takvimine göre her yılın yedinci ayının yedinci günü Sevgililer Günü olarak kabul ediliyor ve ay takviminin her yıl 10 gün kayması nedeniyle, bu tarih her yıl değişiyor.
Bir Çin efsanesinde, birbirini çok seven bir sığır çobanı ve dokumacı kızın, her yılın yedinci ayının yedinci günü cennete buluştuğuna inanılıyor.
Halkın da benimsediği bu efsane nedeniyle yüzyıllardır Sevgililer Günü Çin’de “modern” değil, geleneksel bir biçimde kutlanıyor.
Çin’in birçok bölgesinde halen Han Hanedanlığı (M.Ö 206-M.S 220) dönemindeki gibi aslı bozulmadan kutlanan Sevgililer Gününde, halk, gündüzden evlerinin pencerelerine meyveler koyarak “dokumacı kız”ın ruhu olduğuna inanılan Vega yıldızına bağlılıklarını bildiriyor.
Kutlamalar akşam yerel kıyafetlerle gece dansları, genç kızların katıldığı ay ışığında dokuma yarışmaları ve aşçıların hazırladığı nefis yemeklerle devam ediyor.
Çin’in Şian kentinde de yüzyıllardır yapılan başka bir gelenek hala çizgisinin dışına çıkmadan devam ediyor. Bölgede büyük bir alanda düzenlenen kutlamalarda, “Çin Sevgililer Günü” yedinci ayın yedinci günü olması nedeniyle 77 çift, 77 aşk hikayesini halkla paylaştıktan sonra evleniyor.
Bu Kategorideki Diger yazılar:
Bir çok fenomenlerde anlatıldığı üzere, bu tanımlanamayan uçan cisimler kimi zaman bir daire şeklinde, kimi zaman çok büyük boyutlarda bir elips ya da bir puro şeklinde görülmektedirler. Bir zamanlar hayal gücünün ve bilinçaltının insanlara bir oyunu olarak yorumlanan bu olgu, bugün inkar edilememektedir. Televizyon kameraları karşısında bilimselliği ve somut gerçekleri savunan ve bir adım geri basmayan, UFO olayını görmezlikten gelen bilim adamları, profesörler vb. kişiler, televizyon kameraları stop düğmesine bastıkları andan itibaren de bu olguyu onaylayıcı bir tavır sergilemektedirler.
Ama son yıllarda kamuya açılan resmi dosyalar, hükümet bazındaki sözcülerin konuşmalarında UFO’larla alay ettiği dönemlerde bile konunun ne kadar ciddiye alınmış olduğunu göstermektedir. O dosyalar çok şey anlatmakta ve hem görgü tanıklarının, hem de bilinmeyen gök cisimlerinin radarda izleme olaylarının kayıtlarını içermektedir. Bu kayıtlarda askeri jetlerin UFO’ları kovalarken nasıl başarısız olduklarından tutunda, köylerdeki saman yığınlarının üstüne inenlere kadar bir dolu kanıt bulunmaktadır. Bu belgeler çeşitli tanımları içermektedir ve bu tanımlamalar da yanlış olmadığı gibi, hayal ürünü de değildir ve o cisimler dünyadaki hiçbir şeye de benzememektedir.
Bir de son zamanlarda en çok UFO’lar tarafından kaçırılma olaylarının öne çıktığı görülmekte, kişiler yaşadıkları bu olayları anlatabilmek için olmadık yollara başvurmakta ve inandırabilecek birilerini bulabilmek için amansız bir mücadele vermektedirler. Kaçırılma konusu, daha az somut kanıt sunan bir konudur ve araştırmacılara göre, gerçek fiziksel anomalilere dayalı psikolojik olgulardır.
Bu Kategorideki Diger yazılar: