16

Ekim
2009

Kavram Meslek Yüksek Okulu

Yazar: Cafer Kara  |  Kategori: Kişisel Yazılarım  |  Yorum: Yok   |  

Üniversiteme ile adımımı Kavram Meslek Yüksek Okulu‘nda atıyorum :)

Bu Kategorideki Diger yazılar:


9

Ekim
2009

ÖSS Puanmatik

Yazar: Cafer Kara  |  Kategori: İlginizi Çekicek Programlar  |  Yorum: Yok   |  
Artık ÖSS puanlarınızı hesaplamak için internet sitelerini gezip, zaman kaybetmeye gerek yok.
İstediğiniz heran ÖSS puanınızı hesaplayabilceksiniz. Program 2007 sistemine göre hazırlanmıştır ve her değişecek sisteme göre yenilenecektir.
Kullanım:
Gerekli alanlara netlerinizi girdikten sonra hesapla butonuna basınız, sonuçlarınız kısa süre içerisinde hesaplanacak ve sağdaki kutulara yazılacaktır.

Artık ÖSS puanlarınızı hesaplamak için internet sitelerini gezip, zaman kaybetmeye gerek yok.

İstediğiniz heran ÖSS puanınızı hesaplayabilceksiniz. Program 2007 sistemine göre hazırlanmıştır ve her değişecek sisteme göre yenilenecektir.

Kullanım:

Gerekli alanlara netlerinizi girdikten sonra hesapla butonuna basınız, sonuçlarınız kısa süre içerisinde hesaplanacak ve sağdaki kutulara yazılacaktır.

İndirmek İçin:

http://hotfile.com/dl/62454309/ee0cdef/osspuan.zip.html

Bu Kategorideki Diger yazılar:


9

Ekim
2009

Bir Hackerin İlan-ı Aşkı :)

Yazar: Cafer Kara  |  Kategori: Genel Bilgi  |  Yorum: 1  |  
Sevgili !! Artık içimdeki sıkıştırılmış duyguları “unzip” etmenin zamanı geldi Seni ram’inin alamayacağı kadar çok seviyorum Sana karşı bütün “protectlerim disable” durumda Seni ilk gördüğüm anda formatlandım Bütün cache’lerim durdu, shadow ram’lerle ayakta duruyorum Bana öyle bir sistem transfer ettin ki, hiç bir komut artık beni senden ayıramaz Senden başka herşey benim için “bad command or file name” Seninle çoklu ortamlar da dahil, her ortamda mutlu olabilecegimi biliyorum Senin megahertz”in beni de ateşliyor Bakışların beni taa derinden “scan” ediyor Sana çok güveniyorum, bu mektubumu başkasina “forward” etmeyeceğini de çok iyi biliyorum
Ben, seninle evlenmek istiyorum Aslı Seninle mutlu bir “ağ yapılandırması” oluşturmak istiyorum TCP/IP , netBEUI, IPX/SPX her türlü protokolde uyuşuyoruz seninle, istediğin zaman ağ yapilandirmamiza Microsoft ağlari için istemci ekleyebiliriz Biliyorum sen benden oldukça gençsin ama tanıdığım iyi bir donanımci var, kendimi senin için “upgrade” ettirebilirim Evleninceye kadar da söz; sana hiç bir şey “insert” etmeyeceğim Evlenmeden önce DR NORTON”dan randevu aldım, ikimiz de usulen bir virus taramasindan geçeceğiz Merak etme hiç bilmediğim lisanssız software’lerle ilişkim olmadi Senin icin hardware’i taş gibi diyorlar, ancak biliyorsun ki benim için software guzelliği hardware güzelliğinden önde gelir
Aslı, seninle biz cok dvd’ler seyredeceğiz Sana evlilik yıldönümünde 24 hızlı “rewritable dvd” alıcam Pembe slotlu kasamız, icinde nurtopu gibi hard disklerimiz olacak Tatillerimizde ikimiz de birer windows gezgini olacağız Daha sonra da ver elini internet Sana güzel görünmek için öyle çok çalışacağım ki, üç hafta sonra karşına 21 inch plazma ekran gibi çıkacağım Ondan sonra istersen beni duvarına bile asabilirsin Akşamları dizlerinin üzerinde bir laptop gibi yatacağım Asla uyku moduna geçmeyeceğim Aslı
Biz seninle ışıkları kapatıp kucaklarımızda klavye sabahlara kadar chat edeceğiz Ancak ilk yillarda senden biraz tasarruflu olmani isteyeceğim, onun için screen saver, standbye modu vs anlarsın ya açık dikkatli olmanı isteyeceğim Salonumuzun baş köşesine babamın eski 8 MHz 10 megabaytlık 8088 bilgisayarını koyacağım, malum şark köşeleri bana hep çok sıcak gelmiştir, yanına da 5,25 lik disketler O biçim nostalji olacak Hatta yılbaşı akşamları tetris falan oynayabiliriz Kendimizi hep geliştireceğiz, zaman hangi ram’i gerektiriyorsa uygulayacağız Birbirimizden fikir download’unu bir gurur meselesi yapmayacağız Aramizda ayrı gayrı olmayacak, bu ağın server’i benim demiyeceğiz hiçbir zaman Herkes birbirinin sörfüne saygi duyacak
Hadi gel, önümüzde paylaşıma açılmış bir hayat var Seni istemek için Server’ini gönderen o herifin sitesini ***** ettim, anasını da hack edeceğim Ben geleneklere sadık kalmak istiyorum şeker Aslı’cığım TV kartını kız tarafı alırmış Seni, çeyiz sandığındaki emek emek doldurduğun cd-rom’larla bekliyorum Ben de sana xxxcom dan beş taşlı bir yüzük siparişi verdim bile Nikahımızda da “real player” çalacak Home page’indekilere de çok selam, her baytını öpüyorum, CPU’m daima seninle
Not: CPU’umdaki bu ateşi hiç bir fan söndüremez Eğer “connection” isteğime “reply” etmezsen “partition”umu silip “boot” uma virüs bulaştıracağım
SIMDI BU MAILI KAPATABILIRIZ are you sure (Yes/No/All)?

İşte bir hacker kişinin sevgilisine nasıl ilan-ı aşk ettiğini görelim :)

Sevgili !! Artık içimdeki sıkıştırılmış duyguları “unzip” etmenin zamanı geldi Seni ram’inin alamayacağı kadar çok seviyorum Sana karşı bütün “protectlerim disable” durumda Seni ilk gördüğüm anda formatlandım Bütün cache’lerim durdu, shadow ram’lerle ayakta duruyorum Bana öyle bir sistem transfer ettin ki, hiç bir komut artık beni senden ayıramaz Senden başka herşey benim için “bad command or file name” Seninle çoklu ortamlar da dahil, her ortamda mutlu olabilecegimi biliyorum Senin megahertz”in beni de ateşliyor Bakışların beni taa derinden “scan” ediyor Sana çok güveniyorum, bu mektubumu başkasina “forward” etmeyeceğini de çok iyi biliyorum.

Bu Kategorideki Diger yazılar:


8

Ekim
2009

Toplu Resim Upload Etme

Yazar: Cafer Kara  |  Kategori: Genel Bilgi  |  Yorum: Yok   |  

Aşağıdaki siteye girerek forum tarzı sitelere tek tek resim upload edip link koymak yerine, bu site ile aynı anda 10 resim birden upload edip  siteye koyabiliyorsunuz…

Siteye Giriniz>>

Bu Kategorideki Diger yazılar:


8

Ekim
2009

Bir Erkek ve Bir Kadın Gidince

Yazar: Cafer Kara  |  Kategori: Romantik Anlar  |  Yorum: Yok   |  
Bir erkek gidince;
Kentin tüm yolları çökmüş,
Dağları yan yatmış gibi olur.
Bir erkek gidince,
Raflarda kalır dizi dizi kitaplar,
çekmecede dosyalanmış evraklar,
ödenmiş senet koçanları, su, elektrik faturaları, banka dekontları,
maaş ekstreleri, taksit tarihleri, kalın bir defter içinde doğum günleri,
baş başa çekilmiş gülen resimler,
telefonlar, görüşme günleri, araba anahtarı, cep telefonu, dizüstü bilgisayar,
Boynunu büker kalır.
Bir erkek gidince;
Susar dış kapının gürültüsü,
Kahvaltı için ekmek almaya, gazete getirmeye giden olmaz.
‘Gelince ne gerekli?’ diye telefon eden,
‘Hazırlan, akşam gidiyoruz’ diyen,
‘Boyunbağım nerede?’
‘çoraplarım yıkanmamış mı?’,
‘Hani beyaz gömleğim?’,
‘Anahtarımı unuttum!’,
‘Sahi, saatim evde mi kalmış!’
‘Evlenme yıldönümümüz dün müydü?’ Sesleri eksilir..
Bir erkek gidince;
Ev kapanmaz ama ışıkları söner, karanlığa gömülür..
Bir erkek gidince bir evden;
Bir dede,
bir baba,
bir oğul,
bir ağabey,
bir dayı,
bir amca,
bir kuzen,
bir yeğen,
bir torun,
bir delikanlı,
bir sevgili,
bir yiğit,
bir savaşçı,
bir barışsever,
göklerden bir kartal,
ormandan bir aslan,
bir günün aydınlık kısmı,
beynin yarısı,
mevsimlerden yaz olanı,
kolun iş göreni,
ayağın adım atanı kesilir.
Kısacası;
bir erkek gidince yatağın yarısı buz kesilir..
KADINLAR gittiklerinde arkalarında daha büyük boşluklar bırakırlar.
Onlar bir gün çekip gittiklerinde, peşlerinde ‘yetim-öksüz’ kalan çok olur:
Mutfaktaki dolap, perdeler, kavanozun içindeki eski düğmeler, özenle saklanmış küçülmüş giysiler, dolap diplerindeki kurdeleler…
Sabah karanlığında mutfaktan gelen tıkırtılar susar, yetim kalmıştır tabaklar.
Bir kadın gittiğinde hep suyu unutulur saksıların.
Sık sık boynunu büker ‘sarıkız’.
O teki kalmış eski bardağın anlamını bilen olmaz, değerini kimse anlayamaz krom hac tasının.
Balkon artık sessizdir, koridor kimsesiz.
Bir kadın gittiğinde…
Bir kadın gittiğinde ne çok kişi gider aslında; bir ağır işçi, bir temizlikçi, bir bakıcı, bir bahçıvan, bir muhasebeci…
Bir anne gider…
Bir dost…
Bir arkadaş…
Bir sevgili…
Ne çok kişi yok olur bir kadın gittiğinde.
Hep böyle olur; bir kadın gittiğinde; övgüler, uyarılar, yakınmalar, dualar yetim kalır.
Kapı eşiğindeki ‘Dikkat et…’ duyulmaz, annesi gitmiştir ‘geç kalma’nın.
Kadınlar, arkalarında büyük boşluklar bırakarak giderler.
Bir kadın gittiğinde pek çok kişi gitmiştir aslında. Ve bir kadın gittiğinde pek çok ‘yetim’ bırakmıştır arkasında.

Bir erkek gidince;

Kentin tüm yolları çökmüş,

Dağları yan yatmış gibi olur.

Bir erkek gidince,

Raflarda kalır dizi dizi kitaplar,

çekmecede dosyalanmış evraklar,

ödenmiş senet koçanları, su, elektrik faturaları, banka dekontları,

maaş ekstreleri, taksit tarihleri, kalın bir defter içinde doğum günleri,

baş başa çekilmiş gülen resimler,

telefonlar, görüşme günleri, araba anahtarı, cep telefonu, dizüstü bilgisayar,

Boynunu büker kalır.

Bu Kategorideki Diger yazılar:


7

Ekim
2009

Parmak Çıtlatmanın Yararları ve Zararları

Yazar: Cafer Kara  |  Kategori: Genel Bilgi  |  Yorum: Yok   |  
Kimi insanlar, her iki elinin parmaklarını birbirine geçirerek ve onları gererek ses çıkartırlar, yani çıtlatırlar. Çoğumuz buralardan gelen sesin kemiklerden geldiğini sanırız, hatta rahatsız oluruz ama nedense bunu yapanlar durumlarından memnun görünürler. En çok ve kolaylıkla çıtlattığımız yerler vücudumuzda en çok bulunan sürtünmeli eklem yerleridir. Bu tip eklem yerlerinde örneğin, parmaklarımızda, iki kemiğin birleştiği yerde bir bağlantı kapsülü ve bu kapsülün içinde de, kemiklerin hareketleri sırasında, buraları yağlayan bir sıvı bulunmaktadır. Bu sıvının içinde erimiş durumda oksijen, nitrojen ve karbondioksit gazları bulunur. Vücudumuzda en kolay çıtlatabileceğimiz eklem yerlerimiz parmaklarımızdır. Parmaklarımız gerilince ve eklem yerlerimiz düzleşince bu kapsül de gerilir. İçindeki sıvının basıncı azalır ve gaz kabarcıkları patlamaya başlar. İşte duyduğumuz bu seslerdir. Patlayan kabarcıklar sonucunda gazlar bu sıvıyı terk eder, sıvı daha da genleşir ve eklem yerlerinin hareket yeteneğini artırır. Kuşkusuz ki bu eklem yerlerinin gerilmesi, bu kapsülün boyu ile sınırlıdır.
Eğer parmaklarınızı çıtlattığınız anda röntgenini de çekmiş olsanız, eklem içinde oluşan gaz kabarcıklarını görebilirsiniz. Bu olay eklem yerindeki hacmi yaklaşık yüzde 15- 20 artırır. Aynı parmağınızı arka arkaya çıtlatamazsanız. Bir süre beklemeniz gerekir, çünkü gaz kabarcıklarının sıvı içerisinde tekrar oluşması biraz zaman alır. Tüm bu açıklamalar, deneylerde kanıtlanmasına karşın, yine de bu kadar küçük gazın, bu denli büyük bir ses çıkartabilmesinin nedeni hâlâ bilinememektedir.
Ayrıca detaylı çalışmalar göstermiştir ki çıtırdama sırasında iki ayrı ses duyulmaktadır. Birincisin gaz kabarcıklarının patlaması olduğu biliniyor. İkinci sesin ise kapsülün uzama sınırına vardığına çıktığı sanılıyor.
Peki, parmaklarımızı çıtlatmak vücudumuza zararlı mı? Bunu alışkanlık biçimine getirenlerde, eklemler çevresindeki yumuşak doku zarar görmekte, parmaklar şişmekte, dolayısıyla elin kavrama gücü azalmaktadır.

Kimi insanlar, her iki elinin parmaklarını birbirine geçirerek ve onları gererek ses çıkartırlar, yani çıtlatırlar. Çoğumuz buralardan gelen sesin kemiklerden geldiğini sanırız, hatta rahatsız oluruz ama nedense bunu yapanlar durumlarından memnun görünürler. En çok ve kolaylıkla çıtlattığımız yerler vücudumuzda en çok bulunan sürtünmeli eklem yerleridir. Bu tip eklem yerlerinde örneğin, parmaklarımızda, iki kemiğin birleştiği yerde bir bağlantı kapsülü ve bu kapsülün içinde de, kemiklerin hareketleri sırasında, buraları yağlayan bir sıvı bulunmaktadır. Bu sıvının içinde erimiş durumda oksijen, nitrojen ve karbondioksit gazları bulunur. Vücudumuzda en kolay çıtlatabileceğimiz eklem yerlerimiz parmaklarımızdır. Parmaklarımız gerilince ve eklem yerlerimiz düzleşince bu kapsül de gerilir. İçindeki sıvının basıncı azalır ve gaz kabarcıkları patlamaya başlar. İşte duyduğumuz bu seslerdir. Patlayan kabarcıklar sonucunda gazlar bu sıvıyı terk eder, sıvı daha da genleşir ve eklem yerlerinin hareket yeteneğini artırır. Kuşkusuz ki bu eklem yerlerinin gerilmesi, bu kapsülün boyu ile sınırlıdır.

Eğer parmaklarınızı çıtlattığınız anda röntgenini de çekmiş olsanız, eklem içinde oluşan gaz kabarcıklarını görebilirsiniz. Bu olay eklem yerindeki hacmi yaklaşık yüzde 15- 20 artırır. Aynı parmağınızı arka arkaya çıtlatamazsanız. Bir süre beklemeniz gerekir, çünkü gaz kabarcıklarının sıvı içerisinde tekrar oluşması biraz zaman alır. Tüm bu açıklamalar, deneylerde kanıtlanmasına karşın, yine de bu kadar küçük gazın, bu denli büyük bir ses çıkartabilmesinin nedeni hâlâ bilinememektedir.

Ayrıca detaylı çalışmalar göstermiştir ki çıtırdama sırasında iki ayrı ses duyulmaktadır. Birincisin gaz kabarcıklarının patlaması olduğu biliniyor. İkinci sesin ise kapsülün uzama sınırına vardığına çıktığı sanılıyor.

Peki, parmaklarımızı çıtlatmak vücudumuza zararlı mı? Bunu alışkanlık biçimine getirenlerde, eklemler çevresindeki yumuşak doku zarar görmekte, parmaklar şişmekte, dolayısıyla elin kavrama gücü azalmaktadır.

Bu Kategorideki Diger yazılar:


 Page 2 of 4 « 1  2  3  4 »
Twitter Takip
Ziyaretçi Defteri |  Mail Sayfası

|||

Aktif Ziyaretçi: 177

Toplam Ziyaretçi:

Yeni Temaya Geçiş Yaptım :) Umarım Beğenilir...
  • Kategoriler

  • Takvim

    Ekim 2009
    Pts Sal Çar Per Cum Cts Paz
    « Eyl   Kas »
     1234
    567891011
    12131415161718
    19202122232425
    262728293031  

© Tüm Hakları Saklıdır - Cafer Kara

alexa bilgilerim Website Detay Creative Commons v3 ile Lisanslanmıştır!