Bazen bir bardakta aranan dudak izi,bazen onun kokusu sinmiş bi kazakta, saklanır…. Bi kenarda unutulan eski bir fotoğrafta, çogunlukla bir otobüs camının bugusunda unutulur ayrılıklar… Ayrılık bir süreç degildir geçmez… Durur öylece, bazen bir isim, bazen bir şarkı, bazen bir sima hatırlatır ayrılıgı… Tekrarı olmayan günlerin çarmahında gergin bekleyişler tekrarlanır hergün unutmak umuduyla…Ama tazelenir… Yağmurlardan eskidir belki geçmişi ayrılığın ve bundandır, uluorta yagmaması… Bulur hepbir kalp köşesi ve yağar….Her kalp taşıyamaz ayrılıkları…Gidenin kokusu unutulmaz sadece unutulmuş gibi yapılır..!
Bu Kategorideki Diger yazılar:
3
Temmuz
2009
Sen bir ceylan olsan ben de bir avcı
Avlasam çöllerde saz ile seni
Bulunmaz dermanı yoktur ilacı
Vursam yaralasam söz ile seni
Kurulma sevdiğim güzelim deyin
Bağlanma karayı allara geyin
Ben bir çoban olsam sen de bir koyun
Beslesem elimde tuz ile seni
Koyun olsan otlatırdım yaylada
Tellerini yoldurmazdım hoyrada
Balık olsan takla dönsen deryada
Düşürsem toruma bez ile seni
Veysel der ismini koymam dilimden
Ayrı düştüm vatanımdan ilimden
Kuş olsan da kurtulmazdın elimden
Eğer görse idim göz ile seni
Bu Kategorideki Diger yazılar: