Ara
19th

Ben Kimim ?

Kategori: Kişisel Yazılarım | Yazan: Cafer Kara

Biraz bilgisayar bilen,

Aynı zamanda müzikle ilgilenen (gitar),

Futbolu seven ama futbolu bırakan,

Sinirli yapıya sahip fakat sinirini belli etmeyen,

İçine kapanık,

Duygusal,

Detaylı işleri yapmayı sevmez ama planlarında detaycıdır,

Hedefe giden en kısa yolu arar,

Formalitelerden nefret eder,

Düzeni sever ama kuralları sevmez,

Adaleti sever ama hukuğu sevmez,

Rock sever ama arabeks sevmez,

İstanbul’u sever ama şehir hayatını sevmez,

Konuşmayı sevmez, ama yazmayı sever,

Yaratandan ötürü yaratılanı sever,

Arkadaşlarını çok sever,

Bu siteyi sever,

Ve yazıyı buraya kadar okuduysanız sizlere teşekkür eder…

…İnsan bir dramdaki aktöre benzer. Dünya ve dünyanın tarihiyle ilgili bu dramda, insan yalnızca bir oyuncudur. Oyuncu oynayacağı rolü seçemez, dekora, oyunun kendisine etkide bulunamaz. Tanrı ya da akıl ilkesidir ki, her insanın bu tarih içinde ne olacağını belirler. Dünya sahnesinde bir tiyatro eserindeki oyuncuya benzeyen insan, hiçbir etkide bulunamayacağı şeyler karşısında kayıtsız kalmak durumundadır. Onun kontrol edebileceği tek bir şey vardır: Kendi tavrı ve tutkuları.rnrnO, bir başkasına daha iyi bir rol verildiği için kıskançlık duymamalı, makyajı yapan burnunu çirkin gösterdiği için, kendisini aşağılanmış hissetmemelidir. Yani, insan kendisine ne verilmişse onunla yetinmeli, erişemeyeceği, sahip olamayacağı şeyler için, açlık, kıskançlık duymamalıdır. Bütün bu duygular onu mutsuz kılar. Öyleyse, yapılması gereken şey, akla uygun olmayan duygular, tutkular karşısında, kişinin güçlü olması, bağımsızlığını kazanmasıdır. Bu bağımsızlığa giden yol ise, bilgelikten geçer. İnsan kendisini bu olumsuz duygulardan kurtarabilirse, yani duygusuzluk haline ulaşabilirse, bilge insana özgü olan huzur ve mutluluğa kavuşabilir. Zira, yalnızca bilge insan rolünün ne olduğunu bilebilir…