Sende Bırakıp Gittin Beni

Kimseye güvenemiyorum demiştim,

Sana herşeyimi anlatmıştım,

Sen ise gözlerime bakarak;

“Ben öyle değilim merak etme” demiştin.

Şimdi ise herkes gibi,

Sende bırakıp gittin beni.

İlk zamanlar ne kadar mutluyduk öyle değil mi?

Çünkü bana oyun oynamadığın zamanlardı.

Tüm sözlerime tamam diyip,

Şimdi herkes gibi,

Sende bırakıp gittin beni.

Sana gerçekten inandım,

Seni gerçekten sevdim,

Sana tüm kalbimle bağlandım,

Şimdi herkes gibi,

Sende bırakıp gittin beni.

1 kişi beğendi

Diğer Benzer Yazılar:


1 Yıl Daha Geçti!

Vay be! 1 yıl daha geçti ve yine bugün doğum günüm 🙂 Bazı anlar zamanın yavaş geçtiğini anlarım. Bu sanırım sevmediğim birşeyi yaptığımda oluyor. Ama her yıl 11 Kasım’da “ne çabuk geçiyor” diyorum. Yaşım ilerliyor ve ben hala üniversite okumaya devam ediyorum hayırlısı bakalım 🙂 Şimdi facebook’tan bir sürü doğum günü kutlama yazıları yazılcak off 😀 Hepsine tek tek yazmak o kadar zor oluyor ki. Napalım senede bir kez buna katlanırım artık 😛

Devamını Oku

1 kişi beğendi

Diğer Benzer Yazılar:


Resim Albümüm Güncellendi!

Yaklaşık 1 senelik sitemde bulunan resim albümünü bugün günceleme fırsatım oldu. Yeni resimler eklemem ile birlikte yeni görünümde gayet hoş oldu.  Ee hadi bakın o zaman 🙂 İster yukarıdan resim albümü sekmesinden isterde buraya tıklayarak bakabilirsiniz… ( Eğer eski siyah görünümlü albümü görüyorsanız klavyenizde bulunan CTRL+R tuşlarına basarak sayfayı yenileyiniz ) İyi Seyirler…

– Resim Albümü –

Devamını Oku

İlk siz beğenin

Diğer Benzer Yazılar:


Bitsin Artık

Gece yine göz yaşlarımla yasını tuttum sevgilim
Tam üç yıl oldu seni kazada kaybettiğim
Geçen her saniye özlemimi arttırdı meleğim
Sensizlik denen bu işkence bitsin artık
Yüreğim burkuluyor sen aklıma geldikçe
Ölümü daha çok istiyorum seni özledikçe
Gözyaşlarıyla ıslanıyorum resimlerini öptükçe
Hasret denen bu işkence bitsin artık
Hayatımda her şey senin anılarınla dolu
Her hücrem hissediyor sanki senin yokluğunu
Hiçbir şey dolduramaz hayatımdaki boşluğunu
Ayrılık denen bu işkence bitsin artık
Üç yıldır çekiyorum bu çekilmez çileyi
Özledim seninle hayata karşı yürümeyi
Bırakır mı bu sevdalı yürek seni sevmeyi
Özlem denen bu işkence bitsin artık
Hayat çok acımasızmış seni aldı elimden
Kan damlıyor sanki her gün yaralı yüreğimden
Ne kadar çok yakındayım belki sevdiğimden
Hayat denen bu işkence bitsin artık

Gece yine göz yaşlarımla yasını tuttum sevgilim

Tam üç yıl oldu seni kazada kaybettiğim

Geçen her saniye özlemimi arttırdı meleğim

Sensizlik denen bu işkence bitsin artık

Yüreğim burkuluyor sen aklıma geldikçe

Ölümü daha çok istiyorum seni özledikçe

Gözyaşlarıyla ıslanıyorum resimlerini öptükçe

Hasret denen bu işkence bitsin artık

Devamını Oku

İlk siz beğenin

Diğer Benzer Yazılar:


Üçüncü Vizede de Başarılıyım

Vay be üçüncü vizeyide geride bıraktık. Bu sınav biraz gözümü korkuttu açıkcası. Sürekli kitaplarımız değişmekte ve değiştikce yeni konular, zorlaşan konular. Neyse ki bir şekilde çalışıp çabalayıp bu vizeden de iyi bir not almayı başardım. Not serimi bozdum ama olsun bu notumda iyi sayılır : )

İşte üçüncü vizeden de aldığım not: 85

Devamını Oku

İlk siz beğenin

Diğer Benzer Yazılar:


.com 25 Yaşında

Massachusetts’teki Symbolics bilgisayar firması, .com uzantılı ilk web adresini Mart 1985’te tescil ettirerek internet tarihine geçti… .com şimdi 25 yaşında…
İnternette .com uzantılı ilk alan adının kaydettirilmesinin üzerinden tam 25 yıl geçti.
Massachusetts’teki Symbolics bilgisayar firması, .com uzantılı ilk web adresini Mart 1985’te tescil ettirerek internet tarihine geçti. Aynı yıl içinde beş firma daha bu uzantıya sahip alan adları aldı. Başlarda oldukça yavaş ilerleyen ‘alan adı kapma’ yarışı daha sonra büyük hız kazandı. Bir milyonuncu .com adresi 1997’de kaydedildi.
Bugün 250 milyon web adresinin en az 80 milyonu .com uzantılı ve buna her ay yaklaşık 668 bin adres daha ekleniyor. 1985-2000 arasında kaydedilen .com alan adı sayısı 21 milyonken, 2000 ile 2010 arasında bu rakam 57 milyonu buldu. Bu da 1 trilyondan fazla web sayfasıan denk geliyor.
1990’ların başlarına kadar pek az kişinin haberdar olduğu .com uzantılı web adresleri, BBC’nin haberine göre, özellikle Netscape’in Mosaic internet tarayıcısının yayınlanmasıyla popüler olmaya başladı.
Uzmanlar, Mosaic sayesinde sıradan insanların da internete girmeye başladığını ve alan adı kayıt işlemlerinin katlanarak arttığını belirtiyor. ‘Ticari’ anlamında olduğundan başlarda sadece firmaların tercih ettiği uzantı, daha sonra her kesimce tescil edilip kullanılmaya başlandı.
Bugün dünyada 1.7 milyar insan, yani dünya nüfusunun yaklaşık dörtte biri internet kullanıyor. .com uzantılı alan adlarının dağıtımından sorumlu Verisign firmasının CEO’su Mark McLaughlin, tüm uzantılar dahil günde aldıkları alan adı talebinin 1995 yılının tümünde alınana eşit olduğunu söyledi.
McLaughlin, 2020 yılında internette çalışır durumda 4 ila 6 katrliyon web sayfası olacağı tahmininde bulundu.
1985 ve 1986’da .com alan adını alan ilk 10 şirket tarih sırasıyla şöyle:
Symbolics.com – 15 Mart 1985
BBN.com – 24 Nisan 1985
Think.com – 24 Mayıs 1985
MCC.com – 11 Temmuz 1985
DEC.com – 30 Eylül 1985
Northrop.com – 7 Kasım 1985
Serox.com – 9 Ocak 1986
SRI.com – 17 Ocak 1986
HP.com – 3 Mart 1986
Bellcore.com – 5 Mart 1986

Massachusetts’teki Symbolics bilgisayar firması, .com uzantılı ilk web adresini Mart 1985’te tescil ettirerek internet tarihine geçti… .com şimdi 25 yaşında…

İnternette .com uzantılı ilk alan adının kaydettirilmesinin üzerinden tam 25 yıl geçti.

Massachusetts’teki Symbolics bilgisayar firması, .com uzantılı ilk web adresini Mart 1985’te tescil ettirerek internet tarihine geçti. Aynı yıl içinde beş firma daha bu uzantıya sahip alan adları aldı. Başlarda oldukça yavaş ilerleyen ‘alan adı kapma’ yarışı daha sonra büyük hız kazandı. Bir milyonuncu .com adresi 1997’de kaydedildi.

Devamını Oku

İlk siz beğenin

Diğer Benzer Yazılar:


Aşk Nedir?

Aşk / Love
Aşk cesaret ister, kocaman bir yürek ister. Aşk hayata karşı işlenilen en doğru suç ortaklığıdır, Aşk hayatın tekdüzeliğine, bütün sıradanlığına en soylu başkaldırıdır. Ondan korkup kaçmak hiç kimseye yakışmaz ve elbette Aşkı suçlamak, yargılamak, karalamak inkar etmek de asla yakışık olmaz…
Aşk Nedir?
Aşk, Üç harften oluşan, kısacık bir sözcük dilimizde… Bu denli kısa olup da, söylendiğinde, okunduğunda ya da duyulduğunda insanın dikkatini çeken, içinde bir şeyleri kıpırdatan… Bu denli kısa olup da, uğrunda ölünen, öldürülen, kişiyi yemeden içmeden kesen ya da deli olunan bir durumu anlatan kaç sözcük vardır ki… Eğer aşk, salt bir sözcük olsaydı; yaşanan bir gerçekliğe delalet etmeseydi, bu kadar bizi ilgilendiren ve etkili bir kavram olabilir miydi ki…
Aşk? Yanıtına sığındığımız bir soru daha.
Aşk her toplumda vardır ama yaşanış renkleri farklıdır. Bunların renklerini birbirinden ayıran ise, bireylerin içerisinde yaşadığı toplumsal, kültürel koşullar, bireylerin yetişme tarzları ve çocukluk yaşantıları, kişilik özellikleri, değerleri ve tercihleridir.
Tarihsel ve güncel anlamda, aşkın yüzlerce, binlerce tanımı yapılmıştır ve gelecekte de yenileri eklenecektir bunlara. Keza yine aşkı konu alan binlerle ifade edilecek şiirler, öyküler, romanlar yazılmış; oyunlar sahnelenmiş, türküler yakılmış, şarkılar söylenmiştir. Ressamlar, ellerinde fırçaları ve paletlerindeki renklerle, tuvale aksettirmeye yeltenmişlerdir onu.
Aşk, yalnızca sanatın ve edebiyatın farklı alanlarında değil, felsefede de işlenmiştir. Filozofların bazıları aşk’ı bir varlık olarak ele alıp, “Aşk, nedir?” sorusunu yanıtlamaya, onun neliğini ortaya koymaya ve belirlemeye girişmişlerdir. Bunlardan bazıları makaleler yazmış, bazıları daha kapsamlı çalışmalar yapmıştır. Schopenhauer’in “Aşkın Metafiziği”, Afşar Timuçin’in “Aşkın Diyalektiği”, yine yaklaşık olarak aynı kapsamda değerlendirilebilecek olan Alain Finkielkraut’un “Sevginin Bilgeliği”, Herbert Marcuse’un “Eros ve Uygarlık”, Erich From’un “Sevme Sanatı”, bu çalışmalardan bazı örnekler olarak sayılabilir.
Bunların yanı sıra, bilim alanından da, özellikle psikolog ve psikiyatrisiler aşk üzerine çalışmalar yapıp eserler ortaya koymuştur.
İster bilimsel, ister sanatsal, isterse felsefi anlamda ele alınsın, aşkı bir varlık, bir olgu olarak gören ve belirlemeye yönelen her girişimin temelinde, buna girişen bireyin, kendi öznel, deneyimleri ya da deneyimsizlikleri; anlamlandırmaları, yanılsamaları, hayalleri; içerisinde yaşadığı koşullardaki tercihlerini hem kendisi hem de diğerleri nezdinde meşrulaştırma çabaları vardır. Bu çaba, kendilerinin, yani öznelliklerinin paranteze alındığı, hatta, sanki hiç yokmuş gibi algılanmasına olanak veren genelleşen belirleme ve önermelerde bulur ifadesini… Yapılan tanımlarda daha da belirgindir bu özellik… Bundan dolayı yapılan her genelleme öznelliği aşma yada gizleme çabasıdır. Çünkü bilinmesini, sorgulanmasını, alenileşmesini istemez kendi yaşantısının…
Örneğin;
“Aşk, şiddettir.”
“Aşk, tutkudur.”
“Aşk, iradedir.”
“Aşk, iradesizliktir.”
“Aşk, uysallıktır.”
“Aşk, sahibine yaltaklanmaktır.”
“Aşk, kediliktir.”
“Aşk, ihanettir.”
“Aşk, köpekliktir.”
“Aşk, sadakattir.”
Tanımlarının her birinde gizlenen bireysel yaşantılar ve bunlara dayanan öznel anlamlandırmalar vardır. Ancak tanımın genelliğinden dolayı, bunları okuyanlar, bu tanımları verenlerin/yapanların bireyselliğini düşünmez bile… Oysa bu tanımlar, gerçekliğini esas olarak, tanımı yapanın, adına “aşk” dediği ilişkide bulur. Daha ötesinde değil… Acaba yaşanan gerçek bir aşk mıydı? Okuyan bilebilir mi ki bunu…
Aşk’ı varolana aşkın kılmaya çalışmanın anlamı da gereği de yoktur. Aşk metafizik bir şey olmadığı gibi, herhangi, sıradan denilebilecek bir şey de değildir.

Aşk / Love

Aşk cesaret ister, kocaman bir yürek ister. Aşk hayata karşı işlenilen en doğru suç ortaklığıdır, Aşk hayatın tekdüzeliğine, bütün sıradanlığına en soylu başkaldırıdır. Ondan korkup kaçmak hiç kimseye yakışmaz ve elbette Aşkı suçlamak, yargılamak, karalamak inkar etmek de asla yakışık olmaz…

Aşk Nedir?

Aşk, Üç harften oluşan, kısacık bir sözcük dilimizde… Bu denli kısa olup da, söylendiğinde, okunduğunda ya da duyulduğunda insanın dikkatini çeken, içinde bir şeyleri kıpırdatan… Bu denli kısa olup da, uğrunda ölünen, öldürülen, kişiyi yemeden içmeden kesen ya da deli olunan bir durumu anlatan kaç sözcük vardır ki… Eğer aşk, salt bir sözcük olsaydı; yaşanan bir gerçekliğe delalet etmeseydi, bu kadar bizi ilgilendiren ve etkili bir kavram olabilir miydi ki…

Devamını Oku

İlk siz beğenin

Diğer Benzer Yazılar:


İkinci Vize Sınavım

Evet sonunda bugün 2. vize sınavımızı olduk. Her ne kadar da heyecan yok desem az çok oluyor ya 🙂 Kendime güvenim her zaman var, yapabilceğime güveniyorum ama yinede heyecan oluyor. Her neyse bir an önce sınav sonucumu büyük bir sabırsızlıkla bekliyorum. Beklemede kalın 😛  😀

Evet ilk vize sonucumu buradaki konumda açıklamıştım ve  sonunda bugün 2. vize sınavımızı olduk. Her ne kadar da heyecan yok desem az çok oluyor ya 🙂 Kendime güvenim her zaman var, yapabilceğime güveniyorum ama yinede heyecan oluyor. Bu artık benim için kaçınılmaz.  Her neyse bir an önce sınav sonucumu büyük bir sabırsızlıkla bekliyorum. Hadi bakalım : )

İlk siz beğenin

Diğer Benzer Yazılar:


Tema Değişikliğim

Alican ile siteler için tema ararken konu dönüp dolaşıp bir şekilde benim siteye geldi 🙂 İkimizde tema ararken benim önerdiğim tema ise bu temaydı. İkimizde gayet hoş bulduk bu temayı ve ardında Alican “sitene yapsana bu temayı” dedi. Her ne kadar da biraz düşünsemde dayanamayıp bu güzel temayı sitemde aktifleştirdim. Umarım beğenmişsiniz. Gerçi sizin beğenip beğenmemeniz beni ilgilendirmez ben beğendim yeter o bana 😀

İlk siz beğenin

Diğer Benzer Yazılar: