Çok sık olmamakla birlikte konuşma dilinde ünlem cümlelerini de aktarmak gerektiği zamanlar olur. Birkaç örnekle bunları görelim.
Ne güzel halı!
What a lovely carpet!
Yukarıdaki örnekte de görüldüğü gibi bazı ünlem cümlelerinde fiiller bulunmaz. Bu nedenle böyle bir cümleyi hem İngilizce’de hem Türkçe’de önce düz cümle haline getiririz, ondan sonra aktarırız.
What a lovely carpet (this is)!
(Bu) ne kadar güzel halı(dır)!
deriz, ondan sonra “Indirect” cümleye çeviririz.
Ünlem cümleleri “indirect” cümleye çevrilirken, giriş cümlelerinde “remark, exclaim, observe, cry …” fiilleri kullanılabilir.

Örnekler:

What a lovely carpet!
önce düz cümle yapalım.
What a lovely carpet this is!
Şimdi “indirect” cümleye çevirelim:
She observed what a lovely carpet that was.
What a terrible voice!
Düz cümle yapalım:
What a terrible voice this is.
Indirect’e çevirelim:
She exclaimed what a terrible voice that was.

Şüphesiz bütün ünlem cümleleri böyle olmaz. Fiilleri bulunan ünlem cümleleri de vardır. Bu tip ünlem cümlelerini “Indirect” cümleye çevirmek daha kolaydır.

Direct:
“The shop is on fire!” (Aynı düz cümle gibi)

Indirect:
She shouted that the shop was on fire.

Direct:
“Be quiet!” (Aynı emir cümlesi gibi)

Indirect:
He begged them to be quiet. (Sessiz durmaları için yalvardı.)

Direct:
“What a big slice of bread you have given me!”

İndirect:
She exclaimed what a big slice of bread he had given her.
(Kendisine ne kadar kocaman bir dilim ekmek verdiğini haykırdı.)

“What a lovely house you have!”
The visitors told me with admiration what a lovely house I had.
(Konuklar hayranlıkla ne kadar güzel evimiz olduğunu belirttiler.)

“Stop that terrible noise!”
He shouted angrily to them to stop that terrible noise.
(Onlara şu müthiş gürültüyü kesmeleri için kızgınca bağırdı.)