24

Ocak
2011

2010 Yılının İnternet Haritası

Yazar: Cafer Kara  |  Kategori: Genel Bilgi  |  Yorum: Yok   |  
int
Dünyadaki internet kullanıcı sayısı 1.97 milyar.
  • 21.3 milyon Avustralya ve Okyanusya
  • 63.2 milyon Ortadoğu
  • 110.9 milyon Afrika
  • 204.7 milyon Latin Amerika ve Karayipler
  • 266.2 milyon Kuzey Amerika
  • 475.1 milyon Avrupa kıtası
  • 825.1 milyon Asya kıtası
E-posta
  • 2010′da gönderilen toplam e-posta sayısı 107 trilyon
  • Günlük ortalama e-posta gönderim sayısı 294 milyar
  • Toplam e-posta kullanıcı sayısı 1.88 milyar
  • Bu yıl ki yeni e-posta kullanıcıların sayısı 480 milyon
  • Spam e-postaların oranı %89.1
  • Günlük gönderilen spam e-posta sayısı 262 milyar
  • Toplam e-posta hesabı sayısı 2.9 milyar
  • Kurumsal e-posta hesaplarının oranı %25

Bu Kategorideki Diger yazılar:


27

Mayıs
2010

Telefon Çalınca İnternet Kesiliyor

Yazar: Cafer Kara  |  Kategori: Genel Bilgi  |  Yorum: Yok   |  
Telefon çaldığında internet kesiliyor ise
bu problemin 3 tane nedeni vardır
1- Splitter bağlantısının yanlış yapılmış olmasıdır
2- Hattınızdaki paralel telefon bağlantılarında yada hatalı iç tesisatınız
3- Sizden kaynaklanmıyorda olabilir.Türk telekom santralindeki splitter arızası buna sebebiyet verebilir
çözüm için şu adımları yapalım
1- Splitter bağlantıları şu şekilde olmalıdır
Telefon hattınız Splitter da Line`a girecek.Modem yazan kısıma ise modeme gircek yanında Phone yazan kısımda Telefonunuza girmeli
2- Evinizde yada bulunduğunuz ortamda bir paralel telefon yada splitter dışında ek bir bağlantı var ise hepsini devredışı bırakınız ve kablolaları kontrol ediniz
Bu işlemler sonunda sorun çözümlenmedi ise splitter dahil bütün bağlantılarınızı hat üzerinden çıkaralım.Hattımızı direk modemimize takalım(test amaçlı) Cep telefonunuz ile ev telefonunuzu aradığınızda eğer modem üzerinde adsl sinyali gidiyorsa Türk telekomdaki splitter arızalıdır ..Bununla ilgili teknik desteği ( 444 0 375 ) numaralı destek hattını arayıp 3`ü tuşlayıp 7/24 istediğiniz saatte arıza kaydınızı bırakabilirsiniz ..

Telefon çaldığında internet kesiliyor ise bu problemin 3 tane nedeni vardır;

1- Splitter bağlantısının yanlış yapılmış olmasıdır

2- Hattınızdaki paralel telefon bağlantılarında yada hatalı iç tesisatınız

3- Sizden kaynaklanmıyorda olabilir.Türk telekom santralindeki splitter arızası buna sebebiyet verebilir

Çözüm için şu adımları yapın;

1- Splitter bağlantıları şu şekilde olmalıdır

Telefon hattınız Splitter da Line`a girecek.Modem yazan kısıma ise modeme gircek yanında Phone yazan kısımda Telefonunuza girmeli.

Bu Kategorideki Diger yazılar:


10

Ocak
2010

İnternet Ne Kadar Güvenli?

Yazar: Cafer Kara  |  Kategori: Genel Bilgi  |  Yorum: Yok   |  
Dosyada yer alan MSN kayıtları açık ve net bir şekilde Internet iletişiminin birileri tarafından izlendiğini kanıtlıyor.
Pek çok ülkede durum bizdekinden çok farklı değil.Hatta ABD, İngiltere, Almanya gibi bazı ülkelerde Internet’in tamamını düzenli olarak takip edilmesi yasalarla garanti altına alındı ya da alınmaya çalışılıyor.Benzer bir yasa çalışmasının ilerleyen süreçte bizde de yapılması oldukça yüksek bir olasılık.Peki bu şartlar altında Internet’i kullanmak ne kadar güvenli?
Ziyaret ettiğimiz siteler, bloglar, sosyal ağlardaki profillerimiz, MSN ve benzeri programlar üzerinden yaptığımız görüşmelerin kayıtları net kullanıcısının profili çıkartılabilir.Türkiye Internet kullanıcıların profillerinin fişlemeye seven çeşitli ‘yetkililerin’ ne kadar hoşuna gideceğini bir an düşünün.Dahası da var: Bizim için sıradan olan, arkadaşlımızla yaptığımız bir sohbet sırasından sarf ettiğimiz bir cümle hakkımızda dava açmak için ya da hakkımızda açılan bir davada kanıt olarak kullanılabilir.Hiçbirini yapmasalar bile Internet iletişiminin takip edilmesi kişi hayatının gizliliğini ihlal eden bir durumdur.
Bunların dışında herhangi biri bağlı olduğunuz ağda iletilen veri paketlerin tümünü izleyip toplayarak sizin görüşlerinizi çok da zorlanmadan izleyebilir.
Bütün bu şartlar altında Internet’i kullanırken daha titiz olmak gerekiyor.İletişimi çift taraflı olarak şifrelemek için çeşitli yazılımlar var:
Sesli iletişimde sağlam şfreleme yapan ve kullanışlı bir program olan Skype tercih edilebilir.
- Msn yerine şifreli iletişim sağlayan ve sesli görüşme desteği de olan GoogleTalk kullanılabilir.Bu elbette MSN listenizdeki kişilerin bir kısmı ile görüşmeniz GoogleTalk’a geçmemeleri nedeniyle zorlaşacaktır ancak siz yeterince ısrarcı olursanız bu bir sorun olmaktan çıkar.
- E-posta ve dosya gönderiminde GNU Privacy Guard – GPG kullanılabilir.
- Web’de gezinirken anonim Proxy sunucuları, https protokolü kullanan web Proxyler, ve tor gibi yazılımlar şifrelenmiş bağlantılar üzerinden Internete çıkmanızı ve dolayısıyla daha zor izlenmenizi sağlayacaktır.
- İşletim sistemi olarak güncel bir Linux da dağıtımı kullanmak işleri bilgisayarınıza sızmak isteyenler için oldukça zorlaşacaktır.
Bütün bunlar her ne kadar zaman zaman paranoyaklık seviyesinden önlemler olarak düşülse de Internet’in mevcut durumu göz önünde bulundurulduğunda işin aslında gerçekten bu kadar vahim olduğu ortaya çıkacaktır.Bu tedbirler –izlensek de izlenmesekde- en azından belli bir seviyede güvenlik sağlayacaktır.Sonuç olarak ‘Paranoyak olmam izlenmediğimi kanıtlamaz’

Dosyada yer alan MSN kayıtları açık ve net bir şekilde Internet iletişiminin birileri tarafından izlendiğini kanıtlıyor.

Pek çok ülkede durum bizdekinden çok farklı değil.Hatta ABD, İngiltere, Almanya gibi bazı ülkelerde Internet’in tamamını düzenli olarak takip edilmesi yasalarla garanti altına alındı ya da alınmaya çalışılıyor.Benzer bir yasa çalışmasının ilerleyen süreçte bizde de yapılması oldukça yüksek bir olasılık.Peki bu şartlar altında Internet’i kullanmak ne kadar güvenli?

Bu Kategorideki Diger yazılar:


6

Ekim
2009

İnternet Kullanıcı Davranışları

Yazar: Cafer Kara  |  Kategori: Genel Bilgi  |  Yorum: Yok   |  
Navigasyon : İnsanın yakın zaman hafızası aynı anda 5 ila 9 olguyu hatırlamasına olanak verir. Dolayısıyla navigasyon menülerini ortalama 7 adet olarak belirlemek en doğru yaklaşım olacaktır. Kullanıcılar sıklıkla aklında kalan menüler başta anasayfa olmak üzere, hakkında, iletişim ve ilgilendiği konunun detaylarının yer aldığı menüdür. Bu sebepten yaptığınız sayfalarda çok fazla anakategorili menü yapmak doğru olmayacaktır. Onun yerine menüleride kategorilere göre alt menü olarak yaparsanız hem kullanıcı için, hemde google için yön gösterici olacaktır.
Süre : Yapılan araştırmalar gösteriyor ki kullanıcıların bir çoğu ilk defa uğradıkları bir web sitesine girdiklerinde kalma veya gitme kararlarını ilk 2-5 saniye içinde en fazla 10 saniye içinde veriyorlar. Bu da sitenizi ziyarete gelen kullanıcıları etkilemeniz için 2 ila 5  saniye şanslıysanız 10 saniyeniz olduğu anlamına geliyor. Bu süreçte ya kullanıcıya istediği bilgiyi sunmalısınız ya da onu tasarımınızla etkilemelisiniz. Eğer kullanıcı sitenizi açtıktan sonra beğenirse click yapmaya başlıyor.
Tıklama : Birçok kullanıcı sitede aradığını bulabilmek için 3 tıkla yapıyor ve eğer aradığını3 tıklama sonunda bulamazsa sitenizi gezmekten vazgeçiyor. Dolayısıyla kullanıcıya nokta atışı yaparak çoban matına gitmeniz gerekiyor.
Baby Duck Sendromu : Bütün bu süreç içinde sayfanızı ziyaret eden kullanıcı sitenizin yan etkisi altında kalırsa Baby Duck sendromu görülebilir. Bu sendrom kullanıcının aşina olmadığı ve ilk defa gördüğü  tasarıma verdiği tepkidir.
Banner Körlüğü : Kullanıcıların bir kısmı reklam gibi görünen herşeyi görmeme eğilimde olabilirler. Bu nedenle sizin bir duyuru için hazırlamış olduğunuz banner’ları bile görmeyebilir. Banner’ı ne kadar hareketlide olsa kullanıcıya farkındalık sağlayamayabilir. Bu yüzden bu tip banner’ları göze çarpacak yerlere koyun. Web kullanıcıları olmayan, görmedikleri birşeyle karşılaştığında (metin ve görseller olabilir) proveke olacak bir duygusal bağ kurduğunda banner’a tıklamaya güdülenir.
Göz Takibi : Gazete, dergi okuyucularının göz takibi öncelikle büyük fontlara yönelirken; web kullanıcısının gözü öncelikle navigasyon menüsüne yöneliyor. Web kullanıcısı tarama göz takibi yapıyor. Yani görsel sıçramalar ile aradığını bulma eğiliminde bulunuyor. Sitede kaybolduğunda ise navigasyon menüsüne başvuruyor. Sayfalar arasındaki linklerde bu yönde etkili olabiliyor.

Navigasyon : İnsanın yakın zaman hafızası aynı anda 5 ila 9 olguyu hatırlamasına olanak verir. Dolayısıyla navigasyon menülerini ortalama 7 adet olarak belirlemek en doğru yaklaşım olacaktır. Kullanıcılar sıklıkla aklında kalan menüler başta anasayfa olmak üzere, hakkında, iletişim ve ilgilendiği konunun detaylarının yer aldığı menüdür. Bu sebepten yaptığınız sayfalarda çok fazla anakategorili menü yapmak doğru olmayacaktır. Onun yerine menüleride kategorilere göre alt menü olarak yaparsanız hem kullanıcı için, hemde google için yön gösterici olacaktır.

Süre : Yapılan araştırmalar gösteriyor ki kullanıcıların bir çoğu ilk defa uğradıkları bir web sitesine girdiklerinde kalma veya gitme kararlarını ilk 2-5 saniye içinde en fazla 10 saniye içinde veriyorlar. Bu da sitenizi ziyarete gelen kullanıcıları etkilemeniz için 2 ila 5  saniye şanslıysanız 10 saniyeniz olduğu anlamına geliyor. Bu süreçte ya kullanıcıya istediği bilgiyi sunmalısınız ya da onu tasarımınızla etkilemelisiniz. Eğer kullanıcı sitenizi açtıktan sonra beğenirse click yapmaya başlıyor.

Tıklama : Birçok kullanıcı sitede aradığını bulabilmek için 3 tıkla yapıyor ve eğer aradığını3 tıklama sonunda bulamazsa sitenizi gezmekten vazgeçiyor. Dolayısıyla kullanıcıya nokta atışı yaparak çoban matına gitmeniz gerekiyor.

Baby Duck Sendromu : Bütün bu süreç içinde sayfanızı ziyaret eden kullanıcı sitenizin yan etkisi altında kalırsa Baby Duck sendromu görülebilir. Bu sendrom kullanıcının aşina olmadığı ve ilk defa gördüğü  tasarıma verdiği tepkidir.

Banner Körlüğü : Kullanıcıların bir kısmı reklam gibi görünen herşeyi görmeme eğilimde olabilirler. Bu nedenle sizin bir duyuru için hazırlamış olduğunuz banner’ları bile görmeyebilir. Banner’ı ne kadar hareketlide olsa kullanıcıya farkındalık sağlayamayabilir. Bu yüzden bu tip banner’ları göze çarpacak yerlere koyun. Web kullanıcıları olmayan, görmedikleri birşeyle karşılaştığında (metin ve görseller olabilir) proveke olacak bir duygusal bağ kurduğunda banner’a tıklamaya güdülenir.

Göz Takibi : Gazete, dergi okuyucularının göz takibi öncelikle büyük fontlara yönelirken; web kullanıcısının gözü öncelikle navigasyon menüsüne yöneliyor. Web kullanıcısı tarama göz takibi yapıyor. Yani görsel sıçramalar ile aradığını bulma eğiliminde bulunuyor. Sitede kaybolduğunda ise navigasyon menüsüne başvuruyor. Sayfalar arasındaki linklerde bu yönde etkili olabiliyor.

Bu yazının amacı, web tasarım yapılırken gözönüne alınması gereken bazı ufak önemli ayrıntılardır.

Bu Kategorideki Diger yazılar:


6

Ekim
2009

İnternet Kullanıcı Tipleri

Yazar: Cafer Kara  |  Kategori: Genel Bilgi  |  Yorum: Yok   |  
Türkiye’nin artık birçok yerinde internete girilebiliyor ki bu son çıkan 3G teknolojileriyle (Vınn, Connect Kartlar vs…) artık ıssız bir adada bile eğer laptopunuzdan internete girmeniz mümkün. Neyse sözü fazla uzatmayalım ve konuya girelim. Kişiler internette sörf yaptıkları sitelere göre, internette geçirdikleri sürelere göre ve araştırma yaptıklara sayfalara göre çeşitlilikler gösterir. Şimdi bu kullanıcı tiplerini bir inceleyelim:
İçerik Canavarları (Content Monsters) : İnternette doğup büyüyen genç,ergen kitleden oluşur. Online eğlence aktiviteler ve sosyal gruplardır. Devamlı yeni online eğlence sitelerini gezerler ve birbirlerini sürüklerler.
Sosyal Tıklayıcılar (Social Clicker) : Hem genç hem de daha yaşlı kitleden oluşan bu kullanıcı tipkeri interneti iletişim olarak yorumluyorlar ve genellikle sosyal topluluklar (facebook, twitter, friendfeed), mesajlaşma araçları (msn,gmail talk,skype), haber sitelerini ve haber portallarını kullanıyorlar. Aralarından bazı istisnalarda online alışveriş yapıyor.
Online Simsarlar (Online Broker) : Yoğun içerik üretim ve tüketim kullanıcı kitlesidir. İnterneti kişisel ve kültürel bir platform olarak algılıyorlar. Web üzerindeki yeniliklerin ilk dalga kullanıcılarıdır. Bloglar, online topluluklar, her gün takip edilen onlarca site ve internetten alışveriş…
Hızlı İz Sürücüler (Fast Trackers) : İnterneti haber ve bilgi kaynağı olarak kullanan kitle. Günlük haber,spor, hava durumu sonuçlarını gerçek zamanlı takip ediyorlar. İnternet reklamlarına sıcak bakıyor. Sayfaları sürekli yeniliyorlar ve satın alacakları ürünleri web üzerinden araştırıp, mağazadan satın alıyorlar.
Gündelik Profesyoneller (The Everyday Pro) : İnterneti hayatlarını kolaylaştıracak bir araç olarak görürler. Yeniliğe ve teknolojiye hakimlerdir. Yaş ortalamaları yüksektir ve online bankacılık ve e-ticaret sistemlerini kullanıyorlar. Yaşam kalitelerini arttırdıkça düşündükleri yeni uygulamaları kolayca adapte edebiliyorlar.
İnternette temel kullanıcı tipleri bu şekilde ancak şu var ki hepsi girdikleri sitelere ve yaşlarına, internette yaptıkları işlere göre farklılık göstersede kullanıcı davranışları aynıdır.

Türkiye’nin artık birçok yerinde internete girilebiliyor ki bu son çıkan 3G teknolojileriyle (Vınn, Connect Kartlar vs…) artık ıssız bir adada bile eğer laptopunuzdan internete girmeniz mümkün. Neyse sözü fazla uzatmayalım ve konuya girelim. Kişiler internette sörf yaptıkları sitelere göre, internette geçirdikleri sürelere göre ve araştırma yaptıklara sayfalara göre çeşitlilikler gösterir. Şimdi bu kullanıcı tiplerini bir inceleyelim:

İçerik Canavarları (Content Monsters) : İnternette doğup büyüyen genç,ergen kitleden oluşur. Online eğlence aktiviteler ve sosyal gruplardır. Devamlı yeni online eğlence sitelerini gezerler ve birbirlerini sürüklerler.

Sosyal Tıklayıcılar (Social Clicker) : Hem genç hem de daha yaşlı kitleden oluşan bu kullanıcı tipkeri interneti iletişim olarak yorumluyorlar ve genellikle sosyal topluluklar (facebook, twitter, friendfeed), mesajlaşma araçları (msn,gmail talk,skype), haber sitelerini ve haber portallarını kullanıyorlar. Aralarından bazı istisnalarda online alışveriş yapıyor.

Online Simsarlar (Online Broker) : Yoğun içerik üretim ve tüketim kullanıcı kitlesidir. İnterneti kişisel ve kültürel bir platform olarak algılıyorlar. Web üzerindeki yeniliklerin ilk dalga kullanıcılarıdır. Bloglar, online topluluklar, her gün takip edilen onlarca site ve internetten alışveriş…

Hızlı İz Sürücüler (Fast Trackers) : İnterneti haber ve bilgi kaynağı olarak kullanan kitle. Günlük haber,spor, hava durumu sonuçlarını gerçek zamanlı takip ediyorlar. İnternet reklamlarına sıcak bakıyor. Sayfaları sürekli yeniliyorlar ve satın alacakları ürünleri web üzerinden araştırıp, mağazadan satın alıyorlar.

Gündelik Profesyoneller (The Everyday Pro) : İnterneti hayatlarını kolaylaştıracak bir araç olarak görürler. Yeniliğe ve teknolojiye hakimlerdir. Yaş ortalamaları yüksektir ve online bankacılık ve e-ticaret sistemlerini kullanıyorlar. Yaşam kalitelerini arttırdıkça düşündükleri yeni uygulamaları kolayca adapte edebiliyorlar.

İnternette temel kullanıcı tipleri bu şekilde ancak şu var ki hepsi girdikleri sitelere ve yaşlarına, internette yaptıkları işlere göre farklılık göstersede kullanıcı davranışları aynıdır.

Bu Kategorideki Diger yazılar:


11

Eylül
2009

İnternet Hayatıma Bir Başlangıç

Yazar: Cafer Kara  |  Kategori: Kişisel Yazılarım  |  Yorum: Yok   |  

Her şey 2006 yılında başladı. 9. sınıfı bitirdiğim zaman evimdeki bilgisayara internet bağladık. Bundan önce internet kafeye ya da arkadaşlara gittiğim zamanlar internete girerdim. İnternet ile tanıştığım ilk zaman herkes gibi hemen bir msn adresi açtım =) Daha sonra google.com.tr sitesi ile kafama göre bir şey aratıp öğrenmeye çalışıyordum. Genellikle ilk zamanlar sürekli msn’yi açıp arkadaşlarla konuşmak istiyordum. Şimdi ise msn’nin artık ne kadar boş bir şey olduğunu biliyorum, görebiliyorum (bazı durumlar hariç). İnternetim olmadan önce bilgisayarda temel bilinmesi gereken ne varsa genellikle onları biliyordum. 1 yıl sonra yani 10. sınıfta geçtiğim zaman internetle iç içe olduğum zamanlar bilgisayar hakkında zamanla daha iyi şeyler öğrendim. Okulda yeni sınıfa geçtiğimiz için, yeni kişilerle tanışma fırsatı oldu, değişik türde arkadaş çevrem vs. Yeni sınıfımda şimdiki kankam olan Alican’la tanıştım. Hemen ön sıramda oturuyordu ve 3 senedir de hep ön sıramda oturmaya devam etti =) Bilgisayar konusundan söz açılınca Alica’nın bu konudaki bilgileri bana çok yardımcı oldu. Bazı sorunlarımı birlikte çözdük, hallettik. O zamanlar sitelerde filan çok konuşur, bahsederdik (gerçi şimdi yine öyleyiz). 10. sınıf bitiminde Alican ile aynı yerde staj görürken onun sitesinden filan konu açıldı. O yaz tatilinde onun bir program sitesinde yazar olarak başladım. Daha sonra wordpress tabanlı siteyi daha iyi öğrenerek biraz daha katkım oldu ve bütün yetkileri verdi. Hala da devam etmekteyim buna…

Bu zaman kadar sürekli internetten site nasıl açılır? Bedava site nasıl yapabilirim? şeklinde yazılar aratırdım. Bazı bedava alan veren sitelerden kendime site yapmaya çalışırdım. Sonra sitem var diye sevinirdim =) 19.12.2008 tarihinde staj yerimde çalışırken caferkara.org adlı domaini aldık. Alican tüm bilgileri bana verdikten sonra eve gittikten sonra hemen sitemi kurdum. Şimdi ise 1 yılımı doldurmaya az kaldı. Bu domainimi uzatmaya devam edicem ve .net alıcam yakında…

Bu Kategorideki Diger yazılar:


Twitter Takip
Ziyaretçi Defteri |  Mail Sayfası

|||

Aktif Ziyaretçi: 23

Toplam Ziyaretçi:

Yeni Temaya Geçiş Yaptım :) Umarım Beğenilir...
  • Kategoriler

  • Takvim

    Şubat 2012
    Pts Sal Çar Per Cum Cts Paz
    « Oca    
     12345
    6789101112
    13141516171819
    20212223242526
    272829  

© Tüm Hakları Saklıdır - Cafer Kara

alexa bilgilerim Website Detay Creative Commons v3 ile Lisanslanmıştır!