Çok Özlüyorum

26 Mart’ta hayatıma yeni bir ışık doğdu. O günden sonra hayatımda çok güzel mutluluklarla yaşadım, yaşadım ve yaşadım. Taa ki 14 Eylül’de hayatımın ışıkları sönene kadar. Hatırlıyor musun ilk birlikte oturuşumuzu, ilk birlikte gülümseyerek bakışlarımızı hatırlıyor musun? Ben çok iyi hatırlıyorum hatta hiç unutamıyorum, aklımdan çıkaramıyorum. Bir insan sadece mutlu ederken sevilmez. Eğer sinirli anınızda bile hala çok sevdirebiliyorsa işte o gerçek kişidir. İşte sende öylesin benim için. Şimdi sen uzun bir yolculuktasın ben ise gözlerim dolmuş bir şekilde ellerimin titreyişi içerisinde bu yazılarımı yazmaktayım. Biliyorum sen şuan bunları hissediyorsun.. Sen karanlık bir gece de uzun yolda ilerlerken bende karanlık bir gecede, odada bilgisayar ekran ışığının yüzüme vurduğu parlaklık ile yazımı yazıyorum. Ben hep biliyorum ki, biz büyük bir sevgiyle beklicez, birbirimizi hiç üzmücez ve geldiğinde de sonuna kadar birlikte olucaz. Seni seviyorum…

4 kişi bunu beğendi

Diğer Benzer Yazılar:


Sevmek Nedir Aslen?

Sebepsiz sevmektir aşk,
Nedeni olmadan bağlanmak birine.
Gözlerine baktığında erimektir içten içe,
Ellerini tuttuğunda titremektir tüm benliğinle.
Hatta sarılamamktır utançtan,
…Çünkü utanmaktır sevmek aslında,
Sevmek nedir aslen?

İlk siz beğenin

Diğer Benzer Yazılar:


Seni Sevmeyi Seviyorum

Ne güzel geliyor aşk insana, ne güzelleşiyor insan aşkla! Severken güneş nasıl daha parlak doğuyor? Aşk, gökyüzünün mavisini mi değiştiriyor?
Seni, içimdeki bütün gece yarısı karanlıklarını silen bir tutkuyla seviyorum. Geçmişte yaşadığım acılar bu yüreğin içinde değil miydi? Sen gelince onlara ne oldu?
Gözlerim parlıyor sanki, güzelleştim mi ne? Hiç giymediğim o kırmızı bluz artık çok yakışıyor bana. Aklımın oyunu mu bunlar?
Aşk; lunaparktaki sihirli aynalar gibi, kendi zamanına göre seni şekillendiriyor. İçim içime sığmıyor, kalbim hep ağzımda, yürek atışlarımı duyuyorum . Gençlik gibi…
Seninle buluşacağımız saatler yaklaştıkça, bir telaş kaplıyor ruhumu. Ne giyeceğime karar veremiyorum bir türlü, gardırop yatağın üstüne boşalıyor.
Zamanın hem bu kadar yavaş, hem bu kadar hızlı geçti tek yer, aşkın evi olmalı. Sensizliğe tahammülü yok saatin, seninleyken su gibi akıyor.
Seni sevmeyi ne çok seviyorum, bilemezsin! Sevdikçe büyüyorum, çoğalıyorum. Her şeyi yapabilirmişim gibi geliyor. Her sorunu aşabilirim, her derde derman bulabilirmişim gibi.. Yapabilir miyim?
İlk siz beğenin

Diğer Benzer Yazılar:


Senden Sonra

Senden sonra..
Dilim lal
Yüzüm al
Bana bir hal
Oldu…
**
Senden sonra..
Gönlüm bir hoş
Aklım sarhoş
Kalbim bomboş
Oldu…
**
Senden sonra..
Sanki aşk yok
Sanki meşk yok
Gördüm köşk yok
Oldu…
**
İlk siz beğenin

Diğer Benzer Yazılar:


Yeter!

Düşünüyor muyum hala bilmiyorum.
Olgun sarı bir yaprak gibi ayaklarıma dolaşan dikenli tellerim.
Yoksa hala mutsuz muyum?
Çıkmadığın bir kilitli sandık içinde hapis olmuş
Her ne varsa ıssızlığımda gömülmüş…
Yok, aramak zor gelir artık.
Gönülsüz ve istemekten usanmış oyunbozan ve mızıkçılığım
Benim elimde kalan tek sahiplenmişliğim.
Fısıltılar arasında dolaşmaktan ve her nefese ihtiyacım olmadığını anlatmaktan,
Bir sabah gün ağarmadan uyuyamamaktan.
Öylesine bıkmış bir hayatta,
Bir sonraki güne bahane bulmaya çalışmaktan,
Yeter dedikçe bir türlü sonlandıramamaktan…
Nedir bu korkaklık,
Yoksa hala bilmediğim bir umudumu saklamaktayım?
Kan ter içinde bölünen sessiz gecelerden,
Neyin intikamını alıyor benden bilmem ruhuma olan işkence neden?
Sormaktan usandım ve kalmaktan,
Yıldım son bir “yeter” diyebilsem.
Ah! Keşke diyebilsem…

Düşünüyor muyum hala bilmiyorum.

Olgun sarı bir yaprak gibi ayaklarıma dolaşan dikenli tellerim.

Yoksa hala mutsuz muyum?

Çıkmadığın bir kilitli sandık içinde hapis olmuş

Her ne varsa ıssızlığımda gömülmüş…

Yok, aramak zor gelir artık.

Devamını Oku

İlk siz beğenin

Diğer Benzer Yazılar:


Bitsin Artık

Gece yine göz yaşlarımla yasını tuttum sevgilim
Tam üç yıl oldu seni kazada kaybettiğim
Geçen her saniye özlemimi arttırdı meleğim
Sensizlik denen bu işkence bitsin artık
Yüreğim burkuluyor sen aklıma geldikçe
Ölümü daha çok istiyorum seni özledikçe
Gözyaşlarıyla ıslanıyorum resimlerini öptükçe
Hasret denen bu işkence bitsin artık
Hayatımda her şey senin anılarınla dolu
Her hücrem hissediyor sanki senin yokluğunu
Hiçbir şey dolduramaz hayatımdaki boşluğunu
Ayrılık denen bu işkence bitsin artık
Üç yıldır çekiyorum bu çekilmez çileyi
Özledim seninle hayata karşı yürümeyi
Bırakır mı bu sevdalı yürek seni sevmeyi
Özlem denen bu işkence bitsin artık
Hayat çok acımasızmış seni aldı elimden
Kan damlıyor sanki her gün yaralı yüreğimden
Ne kadar çok yakındayım belki sevdiğimden
Hayat denen bu işkence bitsin artık

Gece yine göz yaşlarımla yasını tuttum sevgilim

Tam üç yıl oldu seni kazada kaybettiğim

Geçen her saniye özlemimi arttırdı meleğim

Sensizlik denen bu işkence bitsin artık

Yüreğim burkuluyor sen aklıma geldikçe

Ölümü daha çok istiyorum seni özledikçe

Gözyaşlarıyla ıslanıyorum resimlerini öptükçe

Hasret denen bu işkence bitsin artık

Devamını Oku

İlk siz beğenin

Diğer Benzer Yazılar:


Seni Sevsem Kızar Mısın?

Seni sevsem kızar mısın?
Nerden çıktı bu diye sorma
Ben de bilmiyorum aslında
Önceleri bir arkadaşlık havasında
Sonrasında
Arkadaştan öte bakışlarla
Sana olan yaklaşımımla
Seviyorum galiba
Anla
Seni sevsem kızar mısın?
Aşkımı söylesem kızar mısın?
Neden diye sorma
Ben de bilmiyorum aslında
Zamansız bir duygu gibi
Birden oldu sessizce
Sebepsizce
Aşık oldum galiba
Anla
Aşkımı söylesem kızar mısın?
Yanında olsam kızar mısın?
Neden diye sorma
Ben de bilmiyorum aslında
Yanlış anlama
Arkadaşça değil aşıkça
En yoğun duygularla
Yanında olmak dediğim
Sevdiceğim
Senin kokunla
Ruhunla
Hep yanında
Anla
Yanında olsam kızar mısın?
Seni sevsem
Aşık olduğumu söylesem
Yanında olsam
Kızar mısın?
Evet biliyorum kızarsın
Ne olur kızma
Anla
Bir garibim
Sessiz , sesi çıkmayan bir garip
Sonsuza kadar susacak bir garip
Bunları söylesem kızar mısın?

Seni sevsem kızar mısın?

Nerden çıktı bu diye sorma

Ben de bilmiyorum aslında

Önceleri bir arkadaşlık havasında

Sonrasında

Arkadaştan öte bakışlarla

Sana olan yaklaşımımla

Seviyorum galiba

Anla

Seni sevsem kızar mısın?

Devamını Oku

İlk siz beğenin

Diğer Benzer Yazılar:


Aşk Nedir?

Aşk / Love
Aşk cesaret ister, kocaman bir yürek ister. Aşk hayata karşı işlenilen en doğru suç ortaklığıdır, Aşk hayatın tekdüzeliğine, bütün sıradanlığına en soylu başkaldırıdır. Ondan korkup kaçmak hiç kimseye yakışmaz ve elbette Aşkı suçlamak, yargılamak, karalamak inkar etmek de asla yakışık olmaz…
Aşk Nedir?
Aşk, Üç harften oluşan, kısacık bir sözcük dilimizde… Bu denli kısa olup da, söylendiğinde, okunduğunda ya da duyulduğunda insanın dikkatini çeken, içinde bir şeyleri kıpırdatan… Bu denli kısa olup da, uğrunda ölünen, öldürülen, kişiyi yemeden içmeden kesen ya da deli olunan bir durumu anlatan kaç sözcük vardır ki… Eğer aşk, salt bir sözcük olsaydı; yaşanan bir gerçekliğe delalet etmeseydi, bu kadar bizi ilgilendiren ve etkili bir kavram olabilir miydi ki…
Aşk? Yanıtına sığındığımız bir soru daha.
Aşk her toplumda vardır ama yaşanış renkleri farklıdır. Bunların renklerini birbirinden ayıran ise, bireylerin içerisinde yaşadığı toplumsal, kültürel koşullar, bireylerin yetişme tarzları ve çocukluk yaşantıları, kişilik özellikleri, değerleri ve tercihleridir.
Tarihsel ve güncel anlamda, aşkın yüzlerce, binlerce tanımı yapılmıştır ve gelecekte de yenileri eklenecektir bunlara. Keza yine aşkı konu alan binlerle ifade edilecek şiirler, öyküler, romanlar yazılmış; oyunlar sahnelenmiş, türküler yakılmış, şarkılar söylenmiştir. Ressamlar, ellerinde fırçaları ve paletlerindeki renklerle, tuvale aksettirmeye yeltenmişlerdir onu.
Aşk, yalnızca sanatın ve edebiyatın farklı alanlarında değil, felsefede de işlenmiştir. Filozofların bazıları aşk’ı bir varlık olarak ele alıp, “Aşk, nedir?” sorusunu yanıtlamaya, onun neliğini ortaya koymaya ve belirlemeye girişmişlerdir. Bunlardan bazıları makaleler yazmış, bazıları daha kapsamlı çalışmalar yapmıştır. Schopenhauer’in “Aşkın Metafiziği”, Afşar Timuçin’in “Aşkın Diyalektiği”, yine yaklaşık olarak aynı kapsamda değerlendirilebilecek olan Alain Finkielkraut’un “Sevginin Bilgeliği”, Herbert Marcuse’un “Eros ve Uygarlık”, Erich From’un “Sevme Sanatı”, bu çalışmalardan bazı örnekler olarak sayılabilir.
Bunların yanı sıra, bilim alanından da, özellikle psikolog ve psikiyatrisiler aşk üzerine çalışmalar yapıp eserler ortaya koymuştur.
İster bilimsel, ister sanatsal, isterse felsefi anlamda ele alınsın, aşkı bir varlık, bir olgu olarak gören ve belirlemeye yönelen her girişimin temelinde, buna girişen bireyin, kendi öznel, deneyimleri ya da deneyimsizlikleri; anlamlandırmaları, yanılsamaları, hayalleri; içerisinde yaşadığı koşullardaki tercihlerini hem kendisi hem de diğerleri nezdinde meşrulaştırma çabaları vardır. Bu çaba, kendilerinin, yani öznelliklerinin paranteze alındığı, hatta, sanki hiç yokmuş gibi algılanmasına olanak veren genelleşen belirleme ve önermelerde bulur ifadesini… Yapılan tanımlarda daha da belirgindir bu özellik… Bundan dolayı yapılan her genelleme öznelliği aşma yada gizleme çabasıdır. Çünkü bilinmesini, sorgulanmasını, alenileşmesini istemez kendi yaşantısının…
Örneğin;
“Aşk, şiddettir.”
“Aşk, tutkudur.”
“Aşk, iradedir.”
“Aşk, iradesizliktir.”
“Aşk, uysallıktır.”
“Aşk, sahibine yaltaklanmaktır.”
“Aşk, kediliktir.”
“Aşk, ihanettir.”
“Aşk, köpekliktir.”
“Aşk, sadakattir.”
Tanımlarının her birinde gizlenen bireysel yaşantılar ve bunlara dayanan öznel anlamlandırmalar vardır. Ancak tanımın genelliğinden dolayı, bunları okuyanlar, bu tanımları verenlerin/yapanların bireyselliğini düşünmez bile… Oysa bu tanımlar, gerçekliğini esas olarak, tanımı yapanın, adına “aşk” dediği ilişkide bulur. Daha ötesinde değil… Acaba yaşanan gerçek bir aşk mıydı? Okuyan bilebilir mi ki bunu…
Aşk’ı varolana aşkın kılmaya çalışmanın anlamı da gereği de yoktur. Aşk metafizik bir şey olmadığı gibi, herhangi, sıradan denilebilecek bir şey de değildir.

Aşk / Love

Aşk cesaret ister, kocaman bir yürek ister. Aşk hayata karşı işlenilen en doğru suç ortaklığıdır, Aşk hayatın tekdüzeliğine, bütün sıradanlığına en soylu başkaldırıdır. Ondan korkup kaçmak hiç kimseye yakışmaz ve elbette Aşkı suçlamak, yargılamak, karalamak inkar etmek de asla yakışık olmaz…

Aşk Nedir?

Aşk, Üç harften oluşan, kısacık bir sözcük dilimizde… Bu denli kısa olup da, söylendiğinde, okunduğunda ya da duyulduğunda insanın dikkatini çeken, içinde bir şeyleri kıpırdatan… Bu denli kısa olup da, uğrunda ölünen, öldürülen, kişiyi yemeden içmeden kesen ya da deli olunan bir durumu anlatan kaç sözcük vardır ki… Eğer aşk, salt bir sözcük olsaydı; yaşanan bir gerçekliğe delalet etmeseydi, bu kadar bizi ilgilendiren ve etkili bir kavram olabilir miydi ki…

Devamını Oku

İlk siz beğenin

Diğer Benzer Yazılar:


Sana Benzemeyen Birini Sevdim

Yeni umutlarım yeni aşkım var
Artık mazi oldu eski anılar
Tatmamıştı gönlüm böyle duygular
Sana benzemeyen birini sevdim
Onunla mutluluk doldu içime
Onunla bir dünya kurdum kendime
Gerçek seven buldum artık gönlüme
Sana benzemeyen birini sevdim
Seviyor üzmüyor kırmıyor beni
O bana tattırdı gerçek sevgiyi
Söyle nasıl sevmem böyle birini
Sana benzemeyen birini sevdim

Yeni umutlarım yeni aşkım var

Artık mazi oldu eski anılar

Tatmamıştı gönlüm böyle duygular

Sana benzemeyen birini sevdim

Devamını Oku

İlk siz beğenin

Diğer Benzer Yazılar:


Aşk Yakar

eni düşünmeden bir anım bile geçmiyor artık. Aynaya baktığımda kendimden çok seni görmeye başladım. Neden bu karda bağlandım sana hala anlayabilmiş değilim. Neyini gördüm ki beni kırdığın zamanlardan başka. Tabi sen beni ne kadar kırsan da senin yanında ki mutluluğu bulamazdım bir başkasında. Yanındayken en üzgün anlarım bile şu halimden çok daha iyiydi. Senle olmanın verdiği huzuru kimde bulabilirim ki senden başka.
Aşk yakıyormuş gerçektende. Gün geçtikçe içimde yanan ateşin küllenmek yerine alevlenmeye başladığında anladım. Gece yaralara merhem olur derlerdi. Aşkın ateşi içimde yandıkça gecenin ayazı onu söndürmek yerine hep daha da fazla alevlendiriyor. Ne gece merhem oluyor, ne de ay… Bendeki sen gün geçtikçe büyüyor yüceliyor. Oysa her gün birer parça yok olmaya doğru yüz tutmalıydı.
Geçenlerde doğum günündü. Bilmem kaç kişi doğum gününü kutladı hayatında değer verdiklerinden. Ama benim aklımın her ücra köşesinde bir ikilem vardı. Seni bana getirdiği için Allah’a şükür mü etmeliydim, yoksa bu şeytanın işi deyip şeytana lanetler mi yağdırmalıydım bir türlü karar veremedim. Senle ilgili hangi konuda karar verebildim ki zaten ben. Ne zaman bir karar alsam yine bir yerlerden girdin hayatıma. Hiçbir zaman aldığım karara uyamadım. Hiçbir zaman senle ilgili kendime verdiğim sözleri tutamadım. Hâlbuki bu güne kadar kendime ne söz verdiysem hepsini yapmıştım, sonu ne kadar benim için acı verici olsa da. Mevzu sen olunca tüm kaidelerim yıkılıyor. Yerini hep belirsizlikler alıyor. Umutsuz olan bir duruma nasılda yeni umutlar ekleyebiliyorum. Her zaman yetişecek bir filiz bulabiliyorum kendime. Toprağını ben versem de suyu sende saklı. Sen olmadan yetiştiremiyorum tek başıma. Ama her solan filizin ardından bir yenisini daha bulabiliyorum ve onun diğerinden biraz daha uzun yaşayacağını düşünerek yine bıkmadan usanmadan aynı çabaya giriyorum sonunu bile bile.

Seni düşünmeden bir anım bile geçmiyor artık. Aynaya baktığımda kendimden çok seni görmeye başladım. Neden bu karda bağlandım sana hala anlayabilmiş değilim. Neyini gördüm ki beni kırdığın zamanlardan başka. Tabi sen beni ne kadar kırsan da senin yanında ki mutluluğu bulamazdım bir başkasında. Yanındayken en üzgün anlarım bile şu halimden çok daha iyiydi. Senle olmanın verdiği huzuru kimde bulabilirim ki senden başka.

Devamını Oku

İlk siz beğenin

Diğer Benzer Yazılar: